19 Kasım 2010

Uzayda her geçen zaman yeni bir şeyler keşfediliyor. Samanyolu dışında yeni bir gezegen daha keşfedildi.
İlk kez Samanyolu galaksisi dışında doğmuş bir gezegen keşfedildi.
Bugüne kadar galaksimizde 500 kadar gezegen keşfedilmişti ancak bunun Samanyolu dışında doğmuş, keşfedilen ilk gezegen olduğu belirtiliyor.
Jüpiter’den en az yüzde 25, Yerküre’den de 400 kat daha ağır olan gazdan oluşan gezegenin, daha sonra Samanyolu tarafından yutulan cüce bir galaksideki bir yıldızın yörüngesinde bulunduğu belirtildi.
HIP 13044b adı verilen, hidrojen ve helyumdan oluşan gezegenin, Dünya’dan 2 bin ışık yılı uzaktaki Helmi akımı olarak adlandırılan bir grup yıldızın ait olduğu güneş sisteminde yer aldığı kaydedildi. Gezegenin, sönmeye yüz tutmuş bir güneşin etrafında döndüğü belirlendi.
GALAKTİK YAMYAMLIK
6 ila 9 milyar yıl önce, “galaktik yamyamlık” olarak adlandırılan bir olay neticesinde, Helmi’nin Samanyolu ile birleştiği veya onun tarafından yutulduğu, şu anda Samanyolu’nun Fornax olarak adlandırılan güney takımyıldızında bulunduğu belirtiliyor.
Heidelberg’deki Max-Planck Astronomi Enstitüsü’nden Rainer Klemen, bu keşfin çok heyecan verici olduğunu söyledi. Şili’deki bir teleskopla keşfedilen gezegenle ilgili bulgular Science Express dergisinde yayımlandı
13 Kasım 2010

Jüpiter’den mutlu haber
Jüpiter’in kaybolan büyük kahverengi kuşağı geri dönüyor…
Güneş Sistemi’nin gaz devi Jüpiter hatırlanacağı üzere alamet-i farikalarından olan kahverengi kuşaklarının birini kaybetmişti. 2009 yılının sonlarına doğru silikleşen ve Mayıs 2010’da tamamen ortadan yok olan ‘Güney Ekvatoral Kuşak’, daha önce de kaybolup geri gelmişti.
Bir kaç amatör astronom, kuşağın geri dönüşüne ilişkin bazı işaretler tespit ettiler. Florida’dan Don Parker tarafından 10 Kasım günü çekilen bu kızılötesi fotoğrafta işaretli olan parlak leke bunlardan en önemlisi. Bu parlak leke aslında yüksek irtifalı bir bulut. Normalde Güney Ekvatoral Kuşağı’da bu bulutlar meydana getiriyor. Tespit edilmiş olan nokta da yakında daha fazlasının ve buna ek olarak girdapların oluşabileceğinin habercisi durumunda. Bu tip oluşumlar da sonunda muhtemelen büyük kahverengi kuşağı meydana getirecekler
9 Kasım 2010

Cehennemin fotoğrafı!
Sesten hızlı hareket eden ateş denizleri, onbinlerce dereceye varan sıcaklığıyla yaşamın kaynağı olduğuna inanmak zor.
En yakınımızdaki yıldız ve yaşam kaynağımız olan Güneş’in en nadir fotoğraflarından biri, İtalya’daki gözlem evinde Kevin Reardon adlı uzay bilimci tarafından çekildi.
Tüm fotoğraf, güneşin sadece çok küçük bir kısmını gösteriyor; sadece 160 bin metre kare.
Fotoğrafta görülen girdaba benzer oluşumlar, “spikül” olarak bilinen “ateş tüpleri”.
Bu tüplerin içinde yer alan aşırı sıcak gazlar, sesten çok daha hızlı şekilde hareket ediyor ve çapları genelde 480 kilometreyi aşmıyor.
Fotoğrafın sağ alt köşesinde de bir güneş lekesi görülüyor.
Bilim insanları, güneşte, her an 60 ile 70 bin arası aktif spikül bulunduğunu ve bunların yüzeyden sekizbin kilometre kadar yükselebildiğini söylüyor.
Yapılan detaylı incelemelerde, bu spiküllerin oluşup kaybolmalarının yaklaşık beş dakika sürdüğü görüldü.
Tüm bu ateş denizini fotoğraflayan Kevin Reardon, fotoğrafın güneşdeki bağımsız yapıların detaylarını ve birbirleriyle nasıl birleşip, örgü haline geldiklerini anlamaya yardımcı olduğunu söylüyor.

25 Ekim 2010

27 yıl sonra gündeme gelen fotoğraf
EMEKLİ Hava Korgeneral Erdoğan Karakuş’un, katıldığı televizyon programında, 1983 yılında 8 arkadaşıyla birlikte Balıkesir semalarında uçuş sırasında bilinmeyen gök cisimlerini görüp fotoğrafını çektiklerini söylemesi, o yıllarda bir denizci subayın çektiği ve basında günlerce UFO tartışmasına neden olan fotoğrafını gündeme getirdi.
Donanmada yüzbaşı rütbesindeyken malulen emekli olan Doğan Sum, 1982 yılının eylül ayında, Kocaeli’nin Gölcük İlçesi’nde UFO fotoğrafı çektiğini söyledi. Emekli Yüzbaşı Sum, sahilde arkadaşının komutan olduğu denizaltının fotoğrafını çekerken objektifin bu görüntüyü saptadığını söyledi. Fotoğraf, dünyanın çeşitli ülkelerindeki ünlü laboratuvarlarda inceletildi, orjinal olduğu, bir çekim hatası ve hile olmadığı raporu verildi. Bununla da yenitilmeyerek Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü ile temasa geçildi. Meteoroloji fotoğrafın çekildiği gün, aynı karede görülen denizaltının seyir defterindeki saat ve dakikayı değenlendirerek, hava koşullarının normal olduğunu bildirdi.
Tüm bu incelemelerden sonra Emekli Yüzbaşı Doğan Sum’un çektiği ‘UFO’ fotoğrafı Hürriyet Gazetesi’nin 1 Mayıs 1983 tarihli nüshasında birinci sayfadan tüm bu serüven anlatılarak yayımladı.
1982- 83 yıllarında yoğunlaşan UFO ihbarları o dönemde basbında yer alırken, Emekli Korgeneral Erdoğan Karakuş’un 1983 yılında 8 arkadaşıyla Balıkesir semalarında bilinmeyen gök cisimlerini gördüklerini söylemesiyle ilk kez resmi ağızdan UFO açıklaması yapılmış oldu.
İŞTE O FOTOĞRAF
