Dağlıca Baskını ile ilgili şok ses kaydı

14 Kasım 2010

'Dağlıca Baskını' ile ilgili şok ses kaydı!

Terör örgütü PKK’nın 13 Mehmetçiği şehit ettiği, 8 askerimizi kaçırdığı Dağlıca baskınına ilişkin şok bir ses kaydı ortaya çıktı.
 İstihbarat raporlarına rağmen gerekli önlemelerin alınmadığı iddialarıyla gündeme gelen baskınla ilgili iki rütbelinin konuşması ihmalleri bir bir ortaya çıkartıyor. Referandumun yapıldığı gün gerçekleşen baskın uzun süre ihmal iddialarıyla tartışılmış ve şehit yakınlarının davalarıyla gündeme gelmişti.

İnternette ‘terorihaneti.com’ adlı sitede yayınlanan konuşmayı yapanların o dönem bölgede görev yapan Manisa İl Jandarma Komutanı Albay Vural Erol ile Kahramanmaraş İl Jandarma Komutanı Albay İsmail Cömert olduğu ileri sürülüyor. Komutanlar, Dağlıca’da aslında neler yaşandığını, saldırıyı önceden bildiren istihbarat raporunu, silah deposunda yangının nasıl çıktığını bir bir anlatıyor.

OLCAN RAPORA MÜDAHALE ETTİ

Çukurca’da 7 Mehmetçiği şehit eden TSK mayını olayı ve Balyoz soruşturmasında adı gündeme gelen dönemin Jandarma Asayiş Kolordu Komutanı Korgeneral Yurdaer Olcan ile ilgili şok ifadeler kullanılıyor. Harp Akademileri Komutan Yardımcısı olan Olcan’ın otopsilere müdahale ettiğini anlatan komutanlar, ‘silahlar bozuk’ iddialarıyla gündeme gelen Dağlıca’daki silahlık deposu yangını ile ilgili şu itiraflarda bulunuyor:

“Dağlıca olayında depo yanarken bir resim sızdı. Ve bunu bilen kimse yok. Süleyman Yüksel kendisi çekiyor ve Yurdaer Olcan’a veriyor. Bununla ilgili resmi bir açıklama yapan kimse yok. Dağlıca’dan sonra yandı ve avukatlar silahların kriminal incelemesini istemeye karar verdikten sonra yaklaşık 10 gün sonra depodaki silahların hepsi yandı. Silahlar arızalı falan. Ondan sonra birbirini vurmalar olmuş orda. Otopsiye de Yurdaer Olcan müdahale etmiş. Biliyorsun olayla ilgili hiç tahkikat açılmadı. Ama bütün o şeylere rağmen Korgeral oldu (Yurdaer Olcan). Araba aldı, karavan yaptırdı.”

ADAM ÖLDÜ DİYE COZLADIYDIK

Albay İsmail Cömert, baskının ardından komutanların birbirine girdiğini şöyle anlatıyor: “O esnada Süleyman Yüksel(Yüksekova Tugay Komutanı-Tuğgeneral) ile dağ komando birbirine girdi. Azim Paşa Süleyman Yüksel’i dövmeye başladıydı. O sırada buna telefon açtılar gel diye geldi.”

Ardından Albay Vural Erol, “O arada bul operasyonu yapmışlar siz mi yaptınız onu?” diye soruyor. Cömert’in “Orda adam ölmüş” demesinden sonra Erol “Öldü canım. Ya bizim eleman içindeydi ya bombalanırken. Adam öldü diye ne cozladıydık ya. Eleman gurubun içinde guruba bomba attırıyoruz. ‘Şu masa kadar yerde’ diyor sonra eleman geldi yanımıza ‘şu masa kadar yerde 8 kişi saklandık’ diyor.”

KOMUTANIN HABERİ YOK

Dağlıca baskını olduğunda Yüksekova Jandarma Bölük Komutanı Mustafa Erhan’ın kendisini aradığını söyleyen Albay İsmail Cömert aralarındaki diyaloğu şöyle anlatıyor: “Dağlıca basılmış kan gövdeyi götürmüş o zaman seçim de var. Saat 5 gibi Mustafa arıyor. Komutanım Dağlıca’da köylüler niye oy kullanmadı?’ Mustafa sen cins misin senin dünyadan haberin yok. Dağlıca’da kan gövdeyi götürüyor.”

BASKIN İHBARI GENELKURMAY BAŞKANI’NA SUNULMUŞ

Albay Vural Erol, Dağlıca baskınından 12 gün önce Hakkari İl Jandarma Komutanı Kurmay Albay Zuhuri Atilla Ataalp’e her şeyi anlattıklarını söylüyor. Erol, Hakkari Jandarma Komutanı’nı uyardıklarını şu sözlerle aktarıyor: “Dağlıca basılmadan 12 gün önce – 9′unda- gelecekler Keritepe’yi basacaklar şeyi de taciz edecekler yani baskı altına alacaklar yani bütün olayı anlattık. Bunu Atilla Ataalp’in önüne. Bir köpürdü bize. Siz dedi örgütle ortak mı çalışıyorsunuz kardeşim dedi. Böyle şey yazılır mı dedi.

Dedik komutanım olacak bak. 250 kişi dersek dedi bunu kalabalık diyelim dedi. İyi kalabalık diyelim dedik. O duyumu Genel Komutan bizzat alıp Genelkurmay Başkanı’nın önüne koymuş. Şey demiş Genelkurmay Başkanı. Kardeşim demiş koskoca taburu basıyorlar hiç kimsenin haberi yok mu? Bu ne biçim istihbarat falan demiş. Ondan sonra Genelkurmay falan ayaklanmış. Bizim ki de (Işık Koşaner) çıkmış gitmiş. Harun Paşa anlattı. Sonra Yeşiltaşa çıktı.”

 Albay İsmail Cömert, Dağlıca’ya kuvvet gelemeyeceğini söylediğini ancak bunu bir türlü anlatamadığından şikayet ediyor. Saldırıda örgüt üyelerinin uçaksavar kullandığı iddiasını da şu sözlerle yalanlıyor: “Saldırıda örgüt 12.7′lik uçaksavarlar kullandı diye raporlara yazmışlar. İlgisi yok. Sonra örgüt doçka ağır olduğundan Amerikan yapımı 12.7′lik uçaksavarlar kullandı diye rapor tanzim ettiler. Gitti. Gittikten sonra ben de çıktım Süleyman Yüksel’e dedim.

Komutanım 12.7′lik uçaksavarlar Doçka’dan ağırdır. Nereden çıkartıyorsun, öyle şey mi olur dedi. Bi çıkardım bakın dedim. Namlu uzunluğu şu kadar fazladır. Şu şudur. Bu budur. Şöyle olduğunda ağırdır. Doçka hep ağır çıkıyor tamam mı? En son birleştirip atış haline geldiği zaman küt Amerikan şeyi bütün Amerikan silahları ağır basıyor. Sen bunu biliyor muydun? Biliyordum tabi. Bize niye söylemedin?”

İYİ TAKİP EDİN DEDİM KAPATTIM

Dağlıca’da Mehmetçik şehit düşerken kendisine haber verildiği anda neler yaptığını Albay Erol şöyle anlatıyor: “Hareket Merkezi önce beni aradı. Komutanım dedi Dağlıca’yı taciz ediyorlar. İyi dedim. 6 tane yaralı varmış dediler. ‘İyi takip edin’ dedim kapattım. 10 dakika geçmedi ‘komutanım 6 şehit’. Ana dur lan ne oluyor falan dedim apar topar gittik” Cömert, çatışma yaşanırken merkezden alınan bilgileri ve yapılanları şöyle dile getiriyor:

“Yüksekova’nın yanlış bilgi vermesi. 12′yi çeyrek geçe saldırı başladı. Yirmi geçe ben Harekat Merkezi’yle görüşüyorum. Çatışma yoğun gidiyor. Herhangi istenen bir şey yok. Silahlı helikopter istedik. Ondan sonra çatışma başladı. Yaralı şehit sayısı yok. Saat 03.00′te Keritepe’ye ateş edilmiyor. Keritepe’den karşıya ateş edilmiyor. Keritepe telsizlere cevap vermiyor. Bizim Metin Yerlikaya (Yüksekova Garnizon Komutanı Kurmay Albay) dedi ki; ‘Gitti benim alay komutanlığı gitti benim alay komutanlığı’ Karadenizli bir müteahhit var ya onu aradı telefonla dedi ”

Dağlıca basıldı gitti benim alay komutanlığı” sorabilirsiniz ona. Dedik komutanım gitmez bu dedik. Dağlıca 60 kişi. 60′ının da ölecek hali yok ya. Derken üsteğmen, sözleşmeli üsteğmen walkie-talkie ile bağlantı kurdu. ‘Şehit var 6 tane. 10 kişi kayıp, 10 tane yaralı var’

KUM GİBİ TERÖRİST VAR

Ondan sonra Metin Albay tugay komutanını aradı, silahlı helikopter geldi. Helikopter dörde çeyrek kala falan geldi. Çeyrek kala veya çeyrek geçe. Çatışma ilk 12 çeyrekte başladı. Silahlı helikopter arttı. Silahlı helikopter artık nasıl sinirlendiyse Yüksekova’nın üstünde anaons etti: ” Aşağıdakiler” dedi, ‘Komutanlarınıza söyleyin burası kum gibi terörist kaynıyor, Şırnak’taki kobra kolunu da istesinler.’ Ondan sonra şey gitti. Kobra kolu yola çıktı. Şırnak’tan o esnada. Hava aydınlanma şeyi yaralılar yok. Skorsky kalktı indi.

JÖH’ün (Jandarma Özel Harekat’ın) bir timini indirdi. Yaralıları aldı. Dolayısıyla bunlar Skorskyi bunlar silahlı helikopter sandı. Hiç çatışma olmadı, ondan sonra kalktı, ikinci defa gitti, şehitleri almaya, ondan sonra üff bir bastırdı herifler, helikopterlerin tamamı isabet aldı.”

KOMUTANIM MAYIN DÖŞETTİRME DİYORUZ ANLAMIYOR Kİ HERİF

Albaylar, Dağlıca Tabur Komutanı Onur Dirik’in ihmallere rağmen korunduğunu söylüyor işte Cömert ile Erol arasında geçen konuşma:

V.E: Afyon’da lojistik destek bilmem ne komutanlığı varmış, kara kuvvetlerinde orad lojistik şube müdürü . Onun babası emekli tümgeneral Yaşar Büyükanıt’ın devresi.

İ.C:Bunun dedesi Atatürk’ün muhafızı.

V.E: Kazım Dirik

İ.C: Dağlıcayı yakmış, saldırı ve mayından sonra gidiyor Tugay Komutanına hitap ediyor. Bir insan ancak bu kadar bahtsız olabilir, bunlar senin şevkini kırmasın. Şimdi düşünün. Mesut Binbaşı Çukurca’daki mayına bastı.
Helikopter kalktı, bir asteğmen 3 asker,4 şehit verdi değil mi?

V.E: 3 asker 3 korucu biri üsteğmen 6 şehit var.

İ.C: Mesut Sorgusuz sualsiz 21 gün sonra direkt hapsettiler..

V.E: Mesut Cihaner’i

İ.C: Tamam hapsetsinler orada 6 can gitmiş ama ötekinin (Onur Dirik) yaptıklarına bak. Adamlar deşifre ediyor, hepsi sızdırma, Metin Yerlikaya mayın döşettiriyor. Döşettikten 10 gün sonra dağ komandolar şeye gitti, bölük gitti, mayına bastı çocuk vücudunun yarısı yok. Etme tutma döşettirme komutanım diyoruz, anlatıyoruz anlamıyor ki herif…

Yorum Yok
read more

Öcalan Baydemir'in üstünü çizdi

14 Kasım 2010

Öcalan Baydemir'in üstünü çizdi!

“Silahlı mücadele miadını doldurmuştur” diyen Osman Baydemir’e İmralı’dan çok ağır yanıt geldi.
PKK terör örgütü lideri Abdullah Öcalan, “Silahlı mücadele miadını doldurmuştur” diyen Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir’e sert çıktı.

Baydemir’e “Bu konu sana düşmez” diye çıkışan Öcalan inşaat çukurunda ölen iki çocuğu hatırlatarak “sen işine bak” mesajı gönderdi.

Öcalan’ın haftalık görüşme notları PKK’ya yakın internet sitesinde yayınlandı. Baydemir’i topa tutan Öcalan şunları söyledi:

“Basından izledim, bazıları çıkıp sorumsuzca “silahlı mücadele miadını doldurmuştur” diyor. Silahlı güçlerin pozisyonu ve geleceği hakkında Kandil bile tek başına karar veremezken, bunları nasıl söyleyebiliyorlar? Herkes kendi işine bakmalı, herkes sorumlu olduğu konularla ilgilenmeli, kafa yormalı, söz söylemeli. Bu konu onlara düşmez.

Kalkıp silahlı güçler miadını doldurmuş diyorlar, AKP seni bırakır mı? Hem parası, hem olanakları, hem gücü var, senin neyin var, yer yutar seni. Bunu nasıl görmüyorsunuz? Şimdiki gibi rahat siyaset yapabilecek misiniz, devlet seni yaşatır mı, neyin karşılığında silahlar bırakılsın diyorsunuz? İşte basit gibi gelebilir ama Diyarbakır’da Toki inşaat çukurunda iki çocuk boğulmuş, bu ölümleri engellemek için ne yapıldı, iki kepçe toprak atılsa içine, o çukur kapatılsa bu ölümler olmayacak

SINIR DIŞINA ÇEKİLME YOK

Öcalan silahlı güçlerin sınır dışına çekilmesi noktasında anlaşma yapıldığı iddialarını, “Bizim de burada silahlı güçlerin sınır dışına çekilmesi konusunda bir anlaşmamız yok” diye yalanladı

Yorum Yok
read more

Kobralar PKKlıları neden vurmadı

1 Ağustos 2010

Kobralar PKK'lıları neden vurmadı?

Gediktepe baskınından 15 gün önce savaş helikopterlerinin PKK’lıları vurmadığı iddiası gündeme bomba gibi düştü.
 Sınırdan sızan teröristlere Kobra helikopterinin ateş açmadığı iddiası Heronlar tarafından görüntülenmesinin yankıları sürüyor. Konuyla ilgili konuşan emekli askerler Genelkurmay’ın derhal soruşturma başlatmasını istedi.

Bakan Ergün: Açık bir ihanet olabilir  

Taraf gazetesinin haberi gündemi sarstı. Siyasilerden çarpıcı açıklamalar geliyor. Günlük programına katılan Bakan Nihat Ergün Heron skandalını değerlendirdi. Bölgede yürütülen terörle mücadele konusunda bazen istihbarat zaafiyeti, bazen de açık bir ihanetle de karşılaşılaşılabileceğini söyleyen Bakan Ergün ‘yargı bunların üzerine gitsin ve acil bir sonuca ulaşsın’ dedi

İki saatlik görüntüler 3 Haziran 2010 tarihine ait. Yani Gediktepe baskınından 15 gün önce çekildi. Heronlar, 3 Haziran 2010 günü saat 03.20′de sınırdan sızan PKK’lıları görüntülemeye başlıyor. Görüntülere göre PKK’lılar üç grup halinde saat 04.06′da toplanıyor. Bu sırada yaklaşık 100 kişilik grup, katır ve silahlarıyla adım adım takibe alınıyor.

Heron’dan gönderilen görüntü üzerine, PKK’lıların sınırdan giriş yaptıkları bölgeye bir helikopter gönderiliyor. PKK’lıların toplanmaya başladığı N 3719 263, E 42 59 140 koordinatı helikoptere bildiriliyor. Bölgeye giden helikopterden PKK’lılar hiç rahatsızlık duymadan gruplar halinde yollarına devam ediyor.

Görüntü kayıt işleminin canlı olarak tüm birimlere aktarılması saat 00.30′a kadar devam ediyor. Görüntüler, Genelkurmay Başkanlığı başta olmak üzere 30 ayrı birime aynı anda canlı olarak gönderiliyor. Ancak herhangi bir önlem alınmıyor. Canlı yayında sınırı geçen PKK’lılar, katırlara yükledikleri ağır silahlarla Gediktepe’ye baskın düzenleyerek geri dönüyor.

TSK içindeki hainlerin acilen temizlenmesi gerekiyor

Emekli Binbaşı Gürcan Onat: Yaşanan, çok vahim bir olaydır. Helikopterle uçuşu kimin yaptığı bellidir. Genelkurmay’ın çok acil bir şekilde müfettiş göndermesi, olayı tetkik etmesi ve bir soruşturma açması gerekiyor. Ardından sorumluları hemen açığa almalı. Silahlı Kuvvetler içerisinde beş on senedir ciddi bir kadrolaşma var. Silahlı Kuvvetler içerisinde hain bir yapılanma var. Genelkurmay içerisindeki hainlerin acilen temizlenmesi gerekiyor. Artık mızrak çuvala sığmıyor.

İhanet kelimesi yetersiz kalıyor
Emekli Jandarma Kurmay Binbaşı Kemal Şahin: Pes dedirten bir olay bu. Genelkurmay hep suskun kalıyor. Nedenini anlamak çok zor. Belli ki ya cevabını veremiyor ya da bu insanları koruyor. Başka bir ihtimal yok. Bu haberler çıktıkça milletin içi kan ağlıyor. O bölgede helikopter dışında, bu iş için konuşlu bir sürü uçak var. Nasıl iştir anlamak mümkün değil. Hıyanet, skandal, ihanet kelimeleri yetersiz kalıyor. Genelkurmay’ın acilen bu olayları açıklaması gerekiyor. (Zaman)

Yorum Yok
read more

İtirafçı pkk lı baskın anını anlattı

23 Temmuz 2010

İtirafçı PKK'lı baskın anını anlattı

Aktütün baskınına katılan PKK’lı itirafçı terörist, Aktütün Karakolu’na yaptıkları baskını anlattı.
 Ekim 2008′de 17 askerin şehit olduğu Aktütün saldırısı sırasında baskını düzenleyen PKK’lı grubun içinde olan ve saldırının faili olarak yakalanan Fesih Taş’ın ifadeleri, teröristlerin sınırdan nasıl sızdığını gözler önüne serdi!..

Star, ‘Farkin Piro’ kod adlı 1987 Bismil doğumlu Fesih Taş’ın 26 Ağustos 2009 günü Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı’nca alınan ifade tutanaklarını ele geçirdi.

Terörist Taş, askerin obüs ve havanlarla açtığı ateşe karşılık vermeyip, sadece hedefe doğru ilerlediklerini anlattı.

TÜMGENERAL KAYA’NIN SÖZÜNÜ HATIRLATTI

Bu ifade, Gediktepe’de Başbakan Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Başbuğ’a baskınla ilgili bilgi veren Balyoz sanığı Tümgeneral Gürbüz Kaya “Terörist sızmayı farkettik, ateş açtık, karşılık vermeyince çoban sandık” sözlerini hatırlattı. Aktütün Karakolu’na 3 Ekim 2008’de düzenlenen ikinci baskına katıldığını kabul eden PKK’lı Fesih Taş, eyleme gideceklere plan konusunda bilgi verilmediğini, sadece göreve gittiklerinin söylendiğini anlattı.

3 GÜNDE AKTÜTÜN’E GELDİK

Fesih Taş, “Bahoz Erdal geldi Zağros yönetiminde bulunan Ape Hüseyin, Reşit Dostum, Zaho-Zağros, Armanç, Emine Türk , Perver, Orhan isimli örgüt mensupları ile görüşerek planlamayı yaptı ve hep beraber eylem kararını aldılar. Eylemin birinci sorumlusu Ape Hüseyin’dir ancak bizzat katılmadı, eylemi Reşit Dostum yönetti. 3 günde geldik… Birinci gün bize eylemi söylemediler, ikinci gün Bezele’ye (Aktütün) eylem yapacağımızı söylediler, üçüncü gün ise planlama yapılarak yerler belirlendi, bu eyleme yaklaşık 120 örgüt mensubu katılmıştı” dedi.

HERONLARDAN ÇOK KORKARDIK

PKK’lı Fesih Taş, savcılık ifadesinde teröristlerin heronlardan nasıl gizlendiklerini de anlattı.

Taş “Heron denen uçaklardan da çok korkuluyor ancak bunların sesleri fark edilerek geldikleri zaman belirli noktalarda sabit durarak geçmeleri bekleniyor. Bu araçların 200 metre karelik bir alanı gözetleyebildiği düşünüldüğünden, Heronlar belli bir mesafe gidip uzaklaşınca hareket ediliyor. Ama yinede sinir bozucu araçlar olarak algılanıyor” dedi.

ATEŞE KARŞILIK VERMEDİK İLERLEDİK

Aktütün baskınının önceden deşifre olduğunu anlatan terörist Fesih şöyle devam etti: “Beritan İranlı, bu elli kişi dışındakiler ise çevrede boğazları ve tepeleri tuttular. Normalde saldırıya gündüz saat 13.00’de karar verildi, ancak eylem bir gece önceden deşifre oldu. Saat 22.15 sıralarında sızma yaptığımız fark edildi. Sabaha kadar Obüs, havan ve ağır silahlarla ateş açıldı, bu saldırılardan üç örgüt mensubu yaralandı, ancak biz hiç karşılık vermedik sadece hedefe doğru ilerleyerek sızmaya çalıştık. Sabaha kadar biz yerlerimizi almıştık. Sabah askerler atışı durdurdu ve sonra bir grup asker Karakol tarafından Bayraktepe’ye geldi. Eylemin asıl hedefi Bayraktepe’yi ele geçirip silahları almaktı. Eylem planında askerlerin kaçırılması da vardı. Gece sızmamızı fark ettikleri için gündüz mayın araması yaptılar, bu arada bu askerler arkadaşların arasına kadar girdiler. İlk çatışma bu mayın arayan askerlerle oldu, zaten o bölge tepeye yakındır.

Yorum Yok
read more