Yerli Heronlarda silah müjdesi

18 Temmuz 2010
anka,military,spy,plane,technology,gun,war Yerli Heron’larda silah müjdesi

 


Savunma Sanayii Müsteşarı Murad Bayar, Türk İnsansız Hava Aracı ANKA’nın, ilk uçuşunu Eylül ayında gerçekleştireceğini söyledi.  

Bayar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bir senenin tamamlanmasının ardından ANKA’nın prototip sürecinin sona ereceğini kaydetti.

İlk aşamadaki üretim sürecinde 1 sistem ile üç uçağın üretiminin tamamlanacağını belirten Bayar, 2012 yılında ise seri üretim aşamasına geçileceğini kaydetti. Bayar, seri üretim sürecinde toplam 30 uçak imal edileceğini söyledi.

-MOTOR DIŞINDA TAMAMIYLA YERLİ ÜRETİM-

Murad Bayar, ANKA’nın özgün bir tasarım olduğunun altını çizerken, sadece Almanya’dan alınan motoru dışında, tümüyle yerli üretim olduğunu vurguladı.

TEI’nin (TUSAŞ Motor Sanayi) yerli bir uçak motoru üzerinde çalışmalara başladığının da altını çizen Bayar, bu motora ilişkin testlerin de 1 yıl içinde başlayacağını kaydetti. Bayar TEI’nin çalışmalarını tamamlamasının ardından ANKA’lara yerli motor takılacağını söyledi.

-ANKA, SINIFINDAKİLERE GÖRE DAHA ÜSTÜN-

ANKA’nın bulunduğu Operatif İnsansız Hava Aracı sınıfında, ABD yapımı Predator ile İsrail yapımı Heron’un bulunduğunu belirten Bayar, ANKA’nın birçok açıdan, Predator ve Heron’dan daha üstün özelliklere sahip olduğuna dikkat çekti.

Birçok ülkenin ANKA ile ilgilendiğini de ifade eden Bayar, ancak önceliklerinin ihracat değil, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaçlarını karşılamak olduğunu söyledi.

Bayar, ANKA’nın 24 saat değil de 12 saat süre uçması halinde 150 kg’lık bir ek yük kapasitesinin oluşacağını ve bu kapasitenin çok önemli ek donanımlar için kullanılabileceğini kaydetti.

Murad Bayar, şimdiki önceliklerinin ANKA’yı başarılı bir şekilde geliştirmek olduğunu belirterek, daha ilerideki aşamalarda, kıtalar arası menzile sahip stratejik insansız hava aracı üzerinde çalışmalar yapabileceklerini de vurguladı.

Yetkililer, prototipte bulunmamasına rağmen, ANKA’ya ileride silah da takılabileceğini çünkü buna uygun bir kapasitesinin bulunduğunu belirtiyorlar

Yorum Yok
read more

Sonunda çözdüler Yumurta tavuktan çıkmış

16 Temmuz 2010
egg,chicken,science,protein,research Sonunda çözdüler: Yumurta tavuktan çıkmış!

 


Yüzyıllarca felsefi ve bilimsel gizemin doruk noktası oldu. Ama artık öyle değil. Bilim adamları “Tavuk mu yumurtadan, yoksa yumurta mı tavuktan çıktı?” bilmecesini çözdüklerini açıkladılar.

Bilimadamlarına göre yumurta tavuktan çıkmış. Araştırmacılar yumurta kabuğunun sadece tavukların yumurtalıklarındaki  proteinden yapılabileceğini belirlediler.

Böyle olunca, bir yumurta ancak bir tavuğun içinden çıktığı sürece var olabiliyor.

Ovokledidin-17 ya da OC-17 adı verilen protein kabuğun oluşmasını hızlandırmada katalizör görevi görüyor.

Yumurtanın içinde civciv oluşurken, yumurtanın sarısı ve etrafındaki koruycu sıvıyı barındırmada başlıca görev sert kabuk tanakasına düşüyor. 

İngiltere’nin Sheffield ve Warwick üniversitleri bilim adamları bir yumurtanın oluşumunu  yakından izleyebilmek için süper bir bilgisayar kullandılar. 

HECToR adınaki bilgisayar OC-17 proteininin kabuğun oluşumunu başlatmada kritik bir rol oynadığını belirledi.
 
Bu keşif  “Yumurta kabuğu proteininin kristal çekirdeği üzerindeki yapısal kontrolü” (Structural Control Of Crystal Nuclei By An Eggshell Protein) başlıklı bir raporda yayımlandı

Yorum Yok
read more

İşte elektronik burun

15 Temmuz 2010

İşte elektronik burun

Bilim adamları, kokuların hoşluğunu tahmin eden elektronik bir burun geliştirdiler.

Önceki koklama cihazları tespit edilmesi için programlanan kokuları saptayabiliyordu. Fakat İsrail’de Weizmann Enstitüsü’nde geliştirilen “eNose” isimli elektronik burun, insanların yeni bir kokuyu nasıl algılayacağını tahmin edebiliyor.

populergazete.com’un haberine göre bu yeni burunla kişilerin karakteristik özellikleri, cinsiyeti ya da kültürel özellikleri de belirlenebilecek. Sistemin çalışması için cihazın bilgi bankasına bu kokulara dair verilerin yer aldığı algoritma yerleştiriliyor. Daha sonra kokuları moleküler yapısından tanımlayarak sınıflandırabilen sistem, yeni bir kokuyla karşılaştığında kimi zaman yetersiz kalabiliyor. Fakat insan burnunun fark edemeyeceği kokuları dahi algılayabileceği belirtiliyor.

Yorum Yok
read more

Yıldırımlı havada bunları yapmayın

4 Temmuz 2010

Yıldırımlı havada bunları yapmayın!Yağışlı ve yıldırımlı havaların tehlike saçtığını biliyor musunuz. Böyle havalarda asla yapmamanız gerekenler

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Mühendislik Fakültesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Osman Çerezci, yıldırımlı havalarda şemsiye açılmasının ve cep telefonuyla görüşülmesinin tehlikeli olduğunu söyledi.

Çerezci, yıldırımın geçici bir yüksek akım oluşturduğunu belirterek, bu sebeple yıldırım çarpmasının ölümlere neden olduğunu ifade etti.

Yıldırımdan en iyi koruma ve etkili yolunun kapalı bir yere girilmesi olduğunu kaydeden Çerezci, bu mümkün değilse metal ve metal parçalar olan eşyalardan uzak durulması gerektiğini vurguladı. Metal türü her şeyin yıldırımı çekebileceğini dile getiren Çerezci, “Bu sebeple yaygın olarak kullanılan şemsiyeler çok tehlikeli. Ayrıca cep telefonları da metal içerdiğinden ve şimşek çakarken kullanılması riskli. Yıldırım tehlikesi geçene kadar şemsiye ve cep telefonlarından uzak durulmasını öneriyoruz.“ dedi.

AÇIK ALANDA HAREKET ETMEYİN ÇÖMELİN

Yıldırım çarpması sonucu ölümlerin genelde açık ve düz alanlarda olduğunun altını çizen Çerezci, özellikle tarlada çalışanların tehdit altında olduğunu bilgisini verdi.
Çerezci, açık alanda yıldırımdan korunmak için şu önerilerde bulundu: “Şimşek çakmaya başladığında kesinlikle hareket etmeyin. Hemen yere oturun. Mümkün olduğunca çevrenizdeki yükseltilerden yukarıda durmayın. Şimşek sivri varsa hareketli ve metal notalara yönelir. Bu sebeple açık alanda kesinlikle hareket etmeyin. Ağaç, traktör altına girmeyin. Çömelmiş ya da oturmuş vaziyette yıldırımın geçmesini bekleyin.”

Yorum Yok
read more