27 Şubat 2010
Kişiler kremle kendilerini aşılayabilecekler.
Eskişehir Anadolu Üniversitesi (AÜ) Eczacılık Fakültesi Farmasötik Teknoloji Bölümü öğretim görevlisi Dr. Gülay Büyükköroğlu, DNA aşısı geliştirmek için hazırladıkları çalışmayı Singapur İlaç Taşıyıcı Sistemler Sempozyumu’nda sunduklarını söyledi.
Aşının enjeksiyonla olan bağını koparmak ve kişilerinin bir kremle kendi kendilerini aşılayabilir hale gelmelerini sağlamak maksadıyla başlattığı çalışmayla ilgi bilgi veren Büyükköroğlu, “Bu çalışma, DNA’nın deriden emilim yöntemiyle kana karışmasını sağlamayı amaçlıyor. Bir invitro salım, yani laboratuvar ortamında gerçekleşen bir araştırma olan bu çalışmada öncelikle, katı lipid nano partiküller, taşıyıcı sistemler olarak hazırlanmış gen taşıyan sistemler olarak düzenlendi” dedi.
Dr. Gülay Büyükköroğlu, “DNA’nın bu sistemlerle taşınmasını sağlamak için katı lipid nano partiküllerin pozitif hale getirilmesi gerekliydi. Biz bunu yapmış durumdayız. Pozitif hale getirdiğimiz bu partikülleri negatif yüklü olan DNA ile birleştirdik. Gen taşıyıcı sistem olarak kullanılabileceğini gördük. Son yıllarda DNA aşılarına ilgi arttı. Bizde DNA aşısı geliştirmek amacıyla bu çalışmayı hazırladık ve katı lipid nano partiküllerinin deriden emiliminin mümkün olduğunu gördük’ diye konuştu.
DNA kullanırken invitro çalışmalarda partiküllerin ilaç taşıyıcılığını test etmek için yapay deri ya da insanlardan ve hayvanlardan elde edilmiş derilerin kullanıldığını kaydeden Büyükköroğlu, şunları söyledi:
“Biz bu çalışmalarda deri kullanmadık. Çünkü, DNA ile çalışıyoruz ve derinin içerisinde de DNA çok fazla ve kullandığımız partikülde ne kadarının kana geçtiğinin tespit edilebilmesi oldukça zor. Deride de bazı enzimler var ve DNA’nın parçalanması mümkün. O yüzden genellikle kozmetik çalışmalarda bazı memranlar kullanılmakta, bizde bu yapay memranları kullandık’ diye konuştu.
Gülay Büyükköroğlu, 20 Ocak 2010 tarihinde Singapur İlaç Taşıyıcı Sistemler Sempozyumu’nda da sunulan çalışmanın henüz tamamlanmadığını, hayvanlar üzerinde deneylerin devam edeceğini sözlerine ekledi
26 Şubat 2010
*Jake Fen isimli Macar adam , eşini korkutmak için kendisini asmış pozu verdi…Eve gelen eş kocasını o halde görünce bayıldı.Kapıyı açık gören komşu kadın içeri girince iki cesetle karşılaştığını sanıp evi soydu.Topladıklarıyla çıkarken Jake kadına bir tekme attı.Cesedin canlandığını sanan kadın öldü. Jake beraat etti…
*New York’ta 5.caddede bir adama araç hafifçe çarptı.Adama bişey olmamıştı.Şoförle konuştu ve kalkacakken olayı gören biri yanına gelerek , kalkmazsa sigortadan para alabileceğini söyleyince yeniden aracın önüne yattı.Araç sürücüsü ise adamın gittiğini düşünerek gaza bastı ve adam öldü…
*1971′de toprak kaymalarını incelemek isteyen Japon bilim adamları ,büyük bir yağmur fırtınası efekti yaratmak için bir tepeyi yangın hortumlarıyla adam akıllı suladılar.Bu yüzden tepenin çökmesi sonucu meydana gelen heyelanda , dört bilim adamıyla 11 izleyici hayatını kaybetti.
*1964′de Pepsi’nin reklam ajansının “Canlanın , siz Pepsi kuşağındasınız”sloganı , tercümanların beceriksizliği yüzünden Almanca’ya , “Mezarınızdan diri olarak çıkın”a , Çince’ye ise “Pepsi atalarınızı mezarlarından çıkarır” olarak çevrilmişti.
*1932 yılında Los Angeles olimpiyatlarında Fransız atlet Jules Noel’in disk atmada kırdığı olimpiyat rekoru sayılmadı.Çünkü atışı izlemesi gereken bütün hakemler , sırıkla yüksek atlama yarışmasını izlemek için arkalarını dönmüşlerdi.
*Gillette şirketi 1902 yılında güvenli jilet satmaya başladığında yüzlerce erkek onlardan aldı.Sonra da bu jiletlerin sakallarını kesmediğini söyleyerek onları çöpe attılar.Gillette yetkilileri , mutsuz müşterilerin tıraş olmadan önce jiletin sarıldığı kağıdı çıkarmadıklarını fark ettiler.
*1975′te İngiliz bir çift televizyonda en sevdikleri programı izlerken erkek yarım saat süren bir gülme krizi sonucu kalp krizi geçirerek öldü.Eşi , cenazeden sonra programın yapımcılarına bir mektup yazarak , kocasını hayatının son dakikalarında bu kadar mutlu ettikleri için teşekür etti
*Pennsylvania Radnor’da bir şüpheliyi sorguya çeken polis , şüphelinin kafasına metal bir süzgeç yerleştirmiş ve tellerle fotokopi makinasına bağlamıştı.Polisin fotokopi makinasında şüphelinin yalanlarının yazdığını söylemesine inanan şüpheli suçunu itiraf etti.
*ABD’nin Alabama eyaletinde 25 yaşındaki bir asker tükürme alışkanlığının kurbanı oldu.Pencerenin kenarına oturarak tükürüğünü , büyük bir tencere şeklindeki sokak lambasına isabet ettirmeye çalışan asker , dengesini kaybedip 11.kattan düştü.
*Fransız ordusu , askerlerin mayın tarlalarında yürüyebilmelerini sağlayan patlamaya dayanıklı botlar icat etti.Fakat botlar o kadar ağır ve içinde yürünmesi o kadar zordu ki , askerler mayınlarla havaya uçmadan önce pusuya yatan düşman askerleri tarafından vuruluyorlardı.
7 Şubat 2010
Yaklaşık iki yüz yıl önce icat edilen pillerin sonu geldi
İngiltere’de bilim adamları geleneksel pillerin yerini alacak devrim niteliğinde bir buluşa imza attı. Imperial College London uzmanları, kredi kartı kalınlığındaki plastik bir maddenin içine enerji depolamayı başardı. Bu buluşun cihazlarda kullanılmaya başlamasının ardından kredi kartı kalındığında telefonlar, mp3 çalarlar mümkün olacak.
Kendi kendine ısınan kıyafetler üretilebilecek. Esneyebilen ve çok hafif dizüstü bilgisayarlar hayatımıza girecek. Hatta kaportasının tamamından güç alabilen çevre dostu elektrikli otomobiller tasarlanabilecek. Elektriğin depolandığı plastik nesne üç ayrı katmandan oluşuyor.
Yapılan testlerde iki kibrit kutusu büyüklüğündeki 32 santimetre karelik bir plastik plaka, beş saniyelik şarjla bir LED ışığını 2 dakika yakmayı başardı. Buluşu gerçekleştiren ekibin başındaki Natasha Shirshova, “Bu aslında bir pilden çok süper bir kondansatör’e (elektrik devrelerinde kullanılan güç besleme üniteleri) benziyor” diye konuştu.