Çayın kanseri tedavi eden özelliği

7 Şubat 2011

Türk bilim adamı Faruk Durukan, çay bitkisinin ekstraktında kanseri tedavi eden bitki özlerine rastlandığını belirtti.

Durukan, hastalığa yakalanmadan önce ve hastalığa yakalandıktan sonra çay bitkisinin hastalıklar üzerindeki faydaları ile ilgili, Rize’de çayın kanser ve türevi hastalıkların tedavisinde sağlayacağı faydalara yönelik yaptığı bilimsel çalışmalarla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Türkiye’de, “Taşın suyunu çıkaran müthiş Türk” olarak bilinen Faruk Durukan, kanserle mücadelenin terörle mücadele kadar önemli olduğunu ifade etti. Durukan, kanser tedavisinde lojistik desteğin mutlaka kesilmesi gerektiğini, ışın tedavisinin karşılığı olduğunu ve yeşil çayın kemoterapiye önemli etkiler sağladığını ifade etti.

Çay bitkisinin ekstraktını Çaykur’a ait son derece modern dizayn edilmiş laboratuvarlarda keşfettiklerini dile getiren Durukan, “Bitkilerin, öz suyunu, etken maddeleri ya da faydalı kısımlarının kullanımını çabuklaştırmak ve bunlardan hammadde elde etmek için yapılan işleme ekstrakt denmektedir. Günümüzde doğal yöntemlerle bunları elde edebilmek ileri teknoloji ve bilgi gerektirmektedir. Türkiye’de ilk defa ekstrakt, tarafımdan kendi tesislerimde üretilmiştir. 5 yıldır onlarca üniversitemize bilimsel alanda kullanılması için ekstrakt hammaddesini ülkemizde üreten tek tesisse sahip kişiyim.” dedi.

Yorum Yok
read more

Hafızayı güçlendirmenin yolu

26 Ocak 2011

”Nature Neuroscience” dergisinde yayımlanan bir araştırma, ”ezberlenen bir şiiri ya da anıları hatırlamanın en iyi yolunun şekerleme yapmak” olabileceğini ortaya koydu.

Daha önce yapılan araştırmalar, beynin hipokampus bölgesinde geçici olarak saklanan yakın zamana ilişkin anıların, hemen ”yerleşmediğini”, anıların, öğrenmenin üzerinden biraz zaman geçtikten sonra yeniden etkinleştiğini ve bu durumun anıların kalıcı depolamanın olduğu neokortekse gönderilmesinde önemli rol oynadığını göstermişti.

Uykunun bu süreçlere etkisi olmadığı fikrinden yola çıkan Almanya’daki Lübeck Üniversitesi’nden Bjorn Rasch ve ekibi, 24 gönüllüden, üzerinde hayvan ve araç gereç resimlerinin bulunduğu 15 çift kartı ezberlemelerini istedi. 40 dakika sonra uyanık kalan katılımcılardan yarısına bazı farkların bulunduğu başka kartları ezberlemeleri söylendi. Katılımcıların diğer yarısı, farkların bulunduğu kartları ezberlemeden önce şekerleme yaptı.

İki grubun da ilk kartları hatırlama becerileri ölçüldü. Şekerleme yapanların kartların ortalama yüzde 85′ini, yapmayanlarınsa yüzde 60′ını hatırlayabildiği belirlendi.

”Nature Neuroscience” dergisinde yayımlanan araştırmada, ”bu durumun, anıların beynin hipokampus ile neokorteks bölümleri arasında aktarımının, uykunun ilk dakikalarında başladığını gösterdiği, sadece 40 dakikalık uykudan sonra anıların büyük kısmının yeni bilgiler alınmasına rağmen beyinde depolandığı” belirtildi.

Şekerlemenin, yabancı dil öğreniminin yanı sıra travma sonrası stres bozukluğu rahatsızlığı olan kişilerin anılarına ”yeniden biçim vermesi” açısından da faydalı olabileceğine işaret edildi.

Yorum Yok
read more

Televizyon izlemek öldürebilir

11 Ocak 2011
watch tv,heart attack,human,health,medicine,science,cardiology Televizyon izlemek öldürebilir!

Fazla televizyon izlemenin kalp krizi riskini artırdığı belirlendi.

“Journal of the American College of Cardiology” dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, günde 2 saatten fazla televizyonun önünde oturmak kalp hastalıkları ve kalp krizi riskini artırıyor.

Londra Üniversitesi’nden Emmanuel Stamatakis ve ekibinin araştırmasına, 4 bin 512 İskoçyalı katıldı. 4 yıl boyunca süren araştırmada, katılımcılardan günde kaç saat televizyon ya da DVD izledikleri, iş dışında kaç saat bilgisayar kullandıkları ya da video oyunu oynadıkları soruldu.

4 yıl boyunca katılımcılardan 325′i kalp hastalıklarından ve kalp krizinden öldü, 215′i kalp krizi geçirdi.

Bu kişilerin alışkanlıklarını inceleyen bilim adamları, günde 4 saatten fazla ekran önünde olan (iş dışında) kişilerin ölüm riskinin ekran önünde 2 saatten az geçirenlerden yüzde 48 fazla olduğunu gördü. Kalp krizi riskinin ise günde 2 saatten fazla ekran önünde hareketsiz kalanlarda, diğerlerine göre yüzde 125 fazla olduğu ortaya çıktı.

Stamatakis, işten geldiklerinde birçok kişinin saatlerce televizyon izleme alışkanlığının olduğunu, ancak bu alışkanlığın kalp ve genel sağlık için tehdit oluşturduğunu, hükümetlerin bu konuda daha ciddi önlemler alması gerektiğini vurguladı

Yorum Yok
read more

Deri kanserine karşı ağrı hapı

7 Ocak 2011

Yeni araştırma, eklem iltihabı ve akut ağrı tedavisinde kullanılan bir ilacın, melanom harici deri kanserlerine karşı güneş kremlerine oranla daha iyi koruma sağladığı ortaya çıktı.

Rochester Üniversitesi dermatoloji bölüm başkanı ve yeni araştırma makalesinin yazarı olan Alice Pentland, bir siklooksijenaz-2 enzimi inhibitörü olan selekoksib etken maddesini taşıyan ilaçların yüksek deri kanseri riski taşıyan kişilerde yeni kanser kitlelerinin oluşumlarını önleyebileceğini söylüyor. Yapılan araştırmada söz konusu ilaçların, melanom harici deri kanser kitlelerinin oluşumunu yüzde 62 oranında azalttığı tespit edilmiş durumda. Bugün bu tip deri kanserlerinin özellikle genç yaş gruplarında artış gösterdiği ve her yıl hastalığa karşı milyarlarca liralık tedavi giderlerine ihtiyaç duyulduğu belirtiliyor.

Kontrol gruplarını da içermek üzere birden fazla merkezde yürütülen araştırmada, yaşları 37 ile 87 arasında değişen 240 denek yer almış. Katılımcıların her biri melanom dışı deri kanseri geliştirme riski taşıyan ve 10 ila 40 aktinik keratoz (tırnak büyüklüğünde ve deri kanserine dönüşme potansiyeline sahip, genellikle kollar gibi yoğun biçimde güneş ışınlarına maruz kalan bölgelerde bulunan pul, pul benek oluşumları) taşıyan kişilerden seçilmiş.

Katılımcıların yarısına, günde iki defa olmak şartıyla 200’er miligramlık kapsüller halindeki selekoksib verilirken diğer yarıya plasebo uygulanmış. Deney sırasında ilaç katılımcılara, aktinik keratoz durumlarına göre üç, altı ve dokuz aylık sürelerle verilirken, iyileşme göstermesinin ardından tekrar keratoz, bazal hücre sarkinoması ve yassı hücreli sarkinoma gelişen hastalara ilaç 11 ay süreyle tekrar uygulanmış. Uygulama sonunda selekoksib verilen hastaların gözle görülür bir iyileşme gösterdikleri saptanmış.

Selekoksib gibi siklooksijenaz-2 enzim inhibitörlerinin eklem iltihapları ve yetişkinlerdeki akut ağrıların tedavisinde kullanılıyor olmalarına karşın gastointestinal ve kardiyovasküler sistemi hedef alan bazı yan etkilerinin olduğu da biliniyor. Buna karşın deri kanserine yönelik olarak yürütülen son test sürecinde, her iki grupta da bu yan etkilere dair ciddi bir semptomun gözlenmemiş olması araştırmacıları şaşırtmış.

Çalışmayı yürüten Pentland, selekoksib ve benzeri inhibitörlerin ya da diğer terapilerin deri kanserini önleyici etkilerinin olmasının güneş kremi ve diğer koruyucu önlemlerin, özellikle de güneş ışınlarının en üst seviyeye ulaştığı saatlerde bir kenara bırakılması anlamına gelmediğinin üzerinde önemle duruyor.

Yorum Yok
read more