Bahçeli’nin iktidarda yapacağı 2 şey

12 Şubat 2011

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ”İktidara geldiğimiz zaman iki şeyi yapacağım; birincisi TOKİ’nin şimdiye kadar yaptığı bütün çalışmaları didik didik inceleyeceğim, ikincisi hükümetin kademelerinde görev alan AKP’lilerin bütün mal varlıklarını inceleyeceğim” dedi.

Bahçeli, partisinin Niğde il başkanlığı önünde vatandaşlara hitap etti. MHP’nin siyasi mücadelesinde Niğde’nin ayrı bir önemi olduğunu belirten Bahçeli, ”MHP’nin kökleşmesi ve gelişmesi Niğde’nin katkılarıyla olmuştur” diye konuştu.

Henüz seçim takviminin belli olmadığını ama seçimin büyük ölçüde Haziran ayında yapılacağını ifade eden Bahçeli, seçimlere yüksek katılım olmasını temenni etti. Yaz aylarında yapılan seçimlere katılımın az olduğuna dikkati çeken Bahçeli, şunları söyledi:

”Belli bölgeler yaz tatiline gidiyor, çiftçimiz, köylümüz tarlada oluyor. Okullar kapanınca seçmen memleketine gidiyor. Bütün bunlar seçimlerin yüksek katılımla gerçekleşmesine engel oluyor. Seçimlerin 29 Mayısta olması gerekir. Bu seçim kader seçimi olacaktır. AKP iktidarı millete işsizlik, yoksulluk ve yolsuzluk sunmuştur. MHP olarak bunları yenmeye söz veriyorum. İktidara geldiğimiz zaman iki şeyi yapacağım; birincisi TOKİ’nin şimdiye kadar yaptığı bütün çalışmaları didik didik inceleyeceğim, ikincisi hükümetin kademelerinde görev alan AKP’lilerin bütün mal varlıklarını inceleyeceğim. Fitil fitil burunlarından getireceğim, bunun için şerefim üzerine söz veriyorum.”

Altunhisar ilçesinde de Hükümet Meydanı’nda vatandaşlara seslenen Bahçeli, bu seçimlerin temel tercihlerin yeniden gözden geçirileceği seçim olacağını, millet iradesiyle iktidara gelenlerin millet iradesiyle geri gönderileceğini söyledi

Yorum Yok
read more

MHP iki isme kapılarını kapattı

15 Kasım 2010

MHP iki isme kapılarını kapattı!

Anayasa değişikliği referandumuna karşı çıktığı için oy kaybına uğradığı söylenen MHP’de iki isme kapılar kapalı…
Devlet Bahçeli, geçmişte büyük kavga yaşadığı Ümit Özdağ, Sadi Somuncuoğlu ve Koray Aydın’la barışırken ‘ülkücü’ harekete yıllarını vermiş bazı önemli isimlere ise kapılarını tamamen kapattı.

Anayasa değişikliği referandumuna karşı çıktığı için oy kaybına uğradığı söylenen MHP, geçtiğimiz günlerde önemli bir açılım başlattı. MHP Genel Başkanı Bahçeli, partiyle kavgalı, küskün, kırgın olarak bilinen “ülkücü”lere barış çubuğu uzattı.

Bahçeli bu kapsamda daha önce kendi yönetimi döneminde MHP’den uzaklaştırılan isimlerle baş başa görüşme yaptı. MHP liderinin görüştüğü ve yuvaya dönüşe ikna ettiği isimler arasında Prof. Dr. Ümit Özdağ, eski bakanlardan Koray Aydın, eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Azmi Karamahmutoğlu da bulunuyor. Yine MHP’li eski bakanlardan Sadi Somuncuoğlu‘nun da Bahçeli’nin barış çağrısına olumlu karşılık verdiği biliniyor. Devlet Bahçeli, geçmişte büyük kavga yaşadığı Ümit Özdağ, Sadi Somuncuoğlu ve Koray Aydın’la barışırken ‘ülkücü’ harekete yıllarını vermiş bazı önemli isimlere ise kapılarını tamamen kapattı.

Bahçeli’nin eski ülkücülerle barışma kriterini MHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Bölükbaşı, Zaman’a açıkladı. Bölükbaşı, “AKP’nin iki gizli amacını gizlediği anayasa değişikliğine ‘evet’ kampanyası yürüten kendilerine eski veya bağımsız ülkücü diyenlere kapımız kapalı.” dedi. Bölükbaşı, bu sözlerle Ramiz Ongun ve Mustafa Çalık‘ı mı kastettiğine ilişkin soruya da, “O isimlerle hiç işimiz olmaz.” karşılığını verdi.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Bölükbaşı, Bahçeli’nin eski ülkücülerle barışma projesinin baraj kaygısından kaynaklanmadığını söyledi. MHP’nin baraj sorunu yaşamadığını savunarak, “Bu Sayın Başbakan ve yandaşlarının temennisidir. Anadolu’da bir söz vardır; ‘tavuğun cücüğü güzün sayılır’ diye. Baraj korkumuz olsa Sayın Genel Başkan’ımız referandum gecesi erken seçim çağrısı yapmazdı. MHP, AKP’nin tek alternatifidir.” diye konuştu.

MHP olarak hiçbir partiyle seçim işbirliği içerisinde olmadıklarını da söyleyen Bölükbaşı, siyasi kulislerde sıkça dile getirilen CHP ile koalisyon konusunda ise şunları kaydetti: “AKP ile milli konularda anlaşmamız yerle göğün bir araya gelmesiyle mümkün olur. Söz konusu bile olamaz. Milli beka konusunda flu duran CHP ile de öyledir. AKP ile CHP ileride bu konularda daha kolay anlaşacakları noktaya gelebilir mi, onu bilmiyoruz. CHP’de dönüşümden bahsediliyor. Bu nasıl evrilecek, devrilecek bilemiyorum. AKP-CHP yakınlaşması olursa kimse şaşırmasın.”

Kılıçdaroğlu milli konularda ‘flu’

Deniz Bölükbaşı, Kemal Kılıçdaroğlu’nun liderliğindeki ‘yeni CHP’yi de değerlendirdi. Kılıçdaroğlu’nun PKK’ya genel af, yüzde 10 barajının indirilmesi ve Habur’da yaşananlar konusundaki tutumunu tasvip etmediklerinin altını çizerken, “CHP, nerede durduğunu Türk milletine izah etmelidir. Sayın Baykal döneminde bu konularda soru işaretleri yoktu.” ifadelerini kullandı.

Evren yargılanırsa özür dileyeceğim

Bölükbaşı, anayasa değişikliğine rağmen 12 Eylül darbesini gerçekleştiren Kenan Evren ve arkadaşlarının yargılanamayacağı görüşünü vurguladı. AK Parti’nin darbecilerin yargılanmasını “elma şekeri” olarak sunduğunu ve halkı aldattığını öne süren Bölükbaşı, “Türk milletinin temiz duyguları sömürüldü. Halka ‘bidon kafalı’ demek ne kadar hayasızlıksa referandumda gizli amaçlar için Türk milletinin aklıyla, idrakiyle alay etmek de öyledir. AKP, yargılamanın olmayacağını biliyordu. Eğer yargılama gerçekleşirse tüm bu söylediklerimi geri alacağım ve özür dileyeceğim.” şeklinde konuştu

Yorum Yok
read more

MHP Çanakkale teşkilatında deprem

14 Ekim 2010

MHP Çanakkale teşkilatında deprem! Çanakkale’de MHP il yönetimi görevden alındı. Bu durum şaşkınlık yaratırken kadın kolları da istifa etti

Çanakkale’de, MHP il yönetimi, Genel Merkez tarafından görevden alındı. Ayrıca, 2 ay önce istifa eden merkez ilçe yönetiminin de görevden alındığı duyuruldu. Bu durum şaşkınlık yarattı. Gelişmeler üzerine il kadın kolları yöneticileri de istifasını verdi.

MHP Genel Merkezi’nden gönderilen faks Çanakkale teşkilatlarında deprem etkisi yarattı. Faksta, MHP İl Başkanı Rıdvan Uz ile yönetim kurulu üyelerinin görevden alındığı duyuruldu. Ayrıca, 2 ay önce zaten istifa eden Gökhan Gürel başkanlığındaki merkez ilçe teşkilatının da görevden alındığı bildirildi. Bu durum şaşkınlık yarattı. İl kadın kolları da gelişmeler üzerine istifasını verdi.

Görevden alınan MHP Çanakkale İl Teşkilatı adına İl Başkan Yardımcısı Selahattin Yıldızlar imzasıyla bir açıklama yapıldı. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“İl başkanımız Rıdvan Uz, 8 yıldır il başkanlığı görevini sürdürdüğü sürede, yüzde 9 olan Çanakkale’deki oy oranını yüzde 24.7’ye yükseltti. Belediye başkanlığı seçiminde, il merkezinde 1505 olan oy oranını, son Yerel Yönetim seçiminde bizzat kendi aday oy alarak, 12 bin 500’e çıkardı. Partisiyle bütünleşen bir marka oldu. Hangi şart ve zeminde, bundan iki ay önce, tamamı istifa etmiş olduğu Merkez ilçe yönetimi, bizimle birlikte iki ay sonra düşmüş olmasına rağmen, görevden alınması, kim ve kimlerce, hangi izah ile genel başkanımıza nasıl aktarılıp, yanıltıldığı merak konusudur”

Görevden alınan İl Başkanı Rıdvan Uz ise “Şu açıklama yapmak istemiyorum. Genel Başkanımız ile yapacağım görüşme sonrasında konuşacağım. Anlam veremediğimiz bu gelişme davaya gönül vermiş Çanakkaleliler’i oldukça üzmüştür” dedi

Yorum Yok
read more

MHP den hükümete darbe suçlaması

11 Ekim 2010

MHP'den hükümete darbe suçlaması 7 HSYK üyesinin istifasından hükümeti sorumlu tutan MHP’li Bal asıl darbenin ise seçimlerde yaşanacağını savundu

MHP’li Faruk Bal’dan hükümete yargı bombası! Adalet Bakanlığı’nda Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü ve Personel Genel Müdürlüğü görevlerinde bulunan Faruk Bal, AK Parti iktidarının dikta rejimini dönüştüğünü iddia etti. Yargının iki liste arasında sıkıştığını söyleyen Bal, seçimlerde her iki listenin dışında tarafsız bir HSYK’nın oluşturulabileceğine dikkat çekti.

ANKARA- HSYK Başkanvekili Kadir Özbek’le birlikte 7 üyenin istifası bu süreçten hükümeti sorumlu tutan MHP’nin sert tepkisini çekti. MHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Bal, “Cumhuriyet tarihinde ilk defa yargı siyasi iktidarın baskısı altında ezilmiştir” yorumu yaptı.

“Yargının AKP yandaşı kurum haline getirilme çabası yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığına karşı en büyük darbedir” diyen Bal asıl darbenin ise yakında geleceğini iddia etti.

Bal, “AKP ve Adalet Bakanı’nın darbeyi başka yerlerde aramasına gerek yok. O darbecilerle mahkemeler meşgul olmakta ama yargıya karşı gerçek darbe adalet bakanlığı tarafından bu hafta gerçekleşecektir” dedi.

HÜKÜMETE ÇOK AĞIR ELEŞTİRİ

Bürokratlığı döneminde Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürü sıfatıyla HSYK’nın sekretarya görevini de yürüten Bal, referandum öncesi iktidarın propaganda sürecinde illerdeki üst düzey yargı temsilcilerine baskı yaptığını iddia etti. İşte Bal’ın referandum sürecine ilişkin sözleri:

“Adalet Bakanlığı, referandum sürecine girerken il başsavcısı, ağır ceza başsavcısı, adalet komisyonu başkanı, kendilerine yakın buldukları hakimleri; adalet bakanlığının hazırlayacağı 11 kişik listeye oy vermeleri için ısındırmışlardır. Halk oylamasından sonra adaylar ortaya çıkma eğilimi belirlendiğinde, kendilerinin arzu etmediği adaylar çıkmaya başladığında ise bu kişiler üzerinde havuç göstermişlerdir: ‘Siz oturduğunuz yerde oturun, biz 10 tane daha yargıtaya daire kuracağız, şu kadar Yargıtay üyesi seçeceğiz ya da bakanlıkta değerlendireceğiz’ sözleri verdiler. Bunlara inanan kişiler yakın çevrelerine ilan etmesine rağmen adaylıktan vazgeçti. Yahut kişi bunlara rağmen aday olmak istediler ve ilan ettiler. Bu 11 kişinin seçilebilmesi için seferberlik halinde çalışıyorlar. Bir de karşı tarafta YARSAV 11 kişilik bir liste ilan etti. Benim beklentim, yargının şimdi tarafsızlığına ve bağımsızlığına sahip çıkmanın tam zamanıdır.”

“İKİ LİSTENİN DIŞINDA TARAFSIZ BİR LİSTE OLUŞABİLİR” 

Yargının iktidarın ve HSYK’nın hazırladığı iki liste arasında sıkışıp kaldığını söyleyen Bal, bu süreç içerisinde yargıya referandum sürecinde salim güvenli bir limanın oluşmadığını ifade etti. Bal, yargı mensuplarının bu süreçte bağımsız yargıya sahip çıkacağını söyleyerek, her iki listenin dışında bağımsız bir HSYK’nın oluşturulabileceğini kaydetti. İşte o sözler:

“Şimdi yargının kendisi, o salim o güvenli limanı bağımsız yargıya sahip çıkarak bu sonucu elde etmesi gerekmektedir. Dolayısıyla bu listede gerekse diğer listede olanların dışında bağımsız ve tarafsız bir HSYK’yı oluşturacakları konusunda inancım tamdır.

HSYK kanun taslağında görmekteyiz ki üç tane bölüm oluşturulmaktadır. Bu üç bölümde, kimlerin başkan seçileceği şimdiden konuşulur hale gelmiştir. Üç tane Adalet Bakanlığı’nın üç tane bürokratı, birisi Adalet Akademisi’nden gelecek ve buralara yerleştirilecektir. Ona göre dizayn edilmiştir HSYK’nın çatısı. Eğer bu gerçekleşirse en azından seçime kadar AKP’nin yasama faliyetlerinin, Anayasa Mahkemesi’nin marifetiyle denetimsiz ve dengelenmesi mümkün olmayan bir güç haline gelecektir. Yürütme ise gerek idare mahkemesi gerekse adli mahkemelerde yine denetlemeyen bir güç haline gelecektir. Bu durum bizim başından beri AKP dayatması, AKP diktasına dönüşeceği konusundaki öngörümüz bu çerçeve içerisinde önemli bir mesafe kazanmış olacaktır.

“İSTİFA SON ÇARE OLMALI”

Özbek ve 6 arkadaşının yüksek yargıda deprem etkisi yaratan istifasınıda değerlendiren Bal, istifanın kamu görevi yürütülürken en son başvurulacak çare olduğunu hatırlatan Bal şunları söyledi:

HSYK üyeliği görevini yapan 7 yüksek yargıç da en son çareye başvurmuş görünüyor. HSYK ve Adalet Bakanlığı arasında uzun zamandır ciddi gerginlik yaşanmaktaydı. Bu gerginliğin istifa ile sonuçlanması Cumhuriyet tarihinde bir olmuştur. HSYK üyelerinin hataları da olabilir, ancak bu işin siyasi sorumlusu Adalet Bakanlığı’dır. Kusuru yüksek yargı organında değil kendisinde araması gerekirken gayet ciddiyetsiz sözler ile istifa nedenlerini daha sonra Yargıtay’da yapılacak seçimlere aday olmaya bağlaması yanlış olmuştur, yakışıksız olmuştur.”

Bal’a göre ortada tek bir sorun var, o sorun da “yargının topyekun reorganizasyon, standarditasyon, modernizasyon, motivasyon, dokümantasyon ihtiyacının giderilmesi adına AKP’nin yaptığı topyekun yargı reformu.”

YARGI BAĞIMSIZLIĞINA DARBE

Hükümetin yargının yarasına merhem olmak yerine yandaş yargı kurumu yaratma amacı taşıdığını ve sorunun buradan kaynaklandığını ileri süren Bal şöyle devam etti:

”HSYK’nın, Anayasa Mahkemesinin yanlış, eleştirilen kararları olmuştur. Ama bunlar gerekçe gösterilerek yargının AKP yandaşı kurum haline getirilme çabası yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığına karşı en büyük darbedir. AKP ve Adalet Bakanı’nın darbeyi başka yerlerde aramasına gerek yok. O darbecilerle mahkemeler meşgul olmakta ama yargıya karşı gerçek darbe adalet bakanlığı tarafından bu hafta gerçekleşecektir.”

Yorum Yok
read more