Türkiye yi yakan Kürt kızı

13 Mart 2010

Ermeni iddialarının İsveç Parlamentosu’nda kabul edilmesinde Kürt milletvekili Gülan Avcı’nın oyu belirleyici oldu.
İsveç Parlamentosu’nda 1915 olaylarını Ermeni soykırımı olarak tanımlayan tasarının kabülünde Halk Partisi’nin Türkiye göçmeni Kürt kökenli Milletvekili Gülan Avcı’nın verdiği ‘Evet’ oyu etkili oldu.

Avcı, 130′a karşı 131 oyla geçen tasarı için evet oyu kullanarak tüm dengeleri değiştirdi. Partisinin Türkiye ile ilişkilerin bozulmaması için ‘hayır’ oyu verin çağrısına rağmen, ’95 yıldır acı çeken insanların haklarını elde etme zamanı gelmiştir’ diyerek tasarıyı destekleyen Gülan Avcı, oylama sonrasında Türkiye’nin tarihiyle yüzleşmesi gerektiğini belirtti.

TEK RÜYASI BAĞIMSIZ KÜRDİSTAN
Türkiye’de Kürtlerin de soykırım tehdidiyle yüz yüze olduğunu iddia eden Gülan, ‘Oyumun belirleyici olduğunu biliyorum. Bu gerekliydi. Dünyanın birçok ülkesi Türkiye’yi soykırımcı olarak görüyor’ dedi. Blogunda en büyük rüyasının ‘Bağımsız Kürdistan’ olduğunu yazan Avcı (33) kendisiyle aynı rüyayı paylaşan yine Halk Partisi Milletvekili Fredrik Malm ile evli. Malm da, Ocak 2006′da Kuzey Irak’taki bölgesel Kürt yönetimi tarafından ‘Yılın Kürt Dostu’ ilan edilmiş.

KAPLAN TÜRKLERİ KIZDIRDI
Çevre Partisi’nin Türk asıllı Milletvekili Mehmet Kaplan da partisinin tasarıya ‘evet’ oyu verileceği yönündeki grup kararına itiraz etmeyerek Türkiye’ye darbe vuran ikinci isim oldu. Kaplan, oturumda tasarıya destek verilmemesi çağrısı yaptı ancak oylamada genel kurul salonunu terk etti. Kaplan’a tepki gösteren İsveç’teki Türkler, ‘Mehmet Kaplan oylamaya katılıp ‘hayır’ oyu verseydi, oylar eşit olacaktı’ yorumunda bulundu. ABD’de de Ermeni tasarısının kabul edilmesi öncesinde Türkiye’den giden Meclis heyetine tasarı karşıtı oy vereceğini söyleyen Müslüman Milletvekili Keith Ellison oylamada ‘evet’ oyu kullanmıştı. Keith Ellison, TBMM heyetine, ‘Biz kardeşiz. Size desteğe hazırım’ demiş ancak daha sonra Türkiye’yi sırtından hançerlemişti.

BLOGUNDA EVET VERECEĞİNİ YAZMIŞTI
VanlI olan Gülan Avcı oylama öncesinde bloguna, ‘Bugün önemli bir gün, Soykırımda hayatta kalanlar ve yakınları artık bekletilmemeli. 95 yıllık acı çok fazla. Ermeniler, Asuriler, Süryaniler, Keldaniler ve Pontus Rumlarının soykırıma uğradıklarına dair tasarıya ‘Evet’ oyu vereceğim’ diye yazdı.

ELEŞTİRDİ AMA HAYIR DİYEMEDİ
Sol bloktaki Çevre Partisi Milletvekili Kaplan, ‘grup kararına rağmen konuşma yapmasının bile büyük bir risk taşıdığını, ancak vicdani sorumluluğunu yerine getirmek için konuştuğunu’ söyledi. Partinin gelecekteki sözcüsü gözüyle bakılan Kaplan, oylamaya katılmadı.

Bu arada Cafesiyaset’in ulaştığı bilgilere göre Avcı’nın broşürlerinde doğum yeri olarak Türkiye/Van değil, Kürdistan yazdığı ortaya çıktı.

Yorum Yok
read more

Abdülhamit bile ABD ye anlatamamış

7 Mart 2010
İkinci Abdülhamit döneminden beri Ermeni meselesini ABD’ye anlatmaya çalışıyoruz
Amerika’ya Ermeni meselesini İkinci Abdülhamit bile anlatamamıştı

ABD, senelerdir bir taş atıp kolunu yormadan Ermeni tasarılarıyla bizden tavizler alıyor. Biz ise İkinci Abdülhamit döneminden beri Ermeni meselesini ABD’ye anlatmaya çalışıyoruz

Ermeni meselesi genelde 1915′te başladı zannedilir ancak ağırlıklı olarak Türkiye’nin ve Avrupa’nın gündeminde yer alması 1878 Berlin Antlaşması’ndan sonradır. Yani 132 yıllık bir geçmişi vardır.

ABD ELÇİSİ SULTANIN HUZURUNDA
İkinci Abdülhamit iktidarının büyük bir kısmında Ermeni meselesi ile uğraşmak zorunda kalmıştı fakat bu konuda taviz vermedi. Padişah, meselenin aldığı siyasi boyutun farkındaydı. Bu yüzden içeride Ermeniler’in terör faaliyetlerine yönelik sıkı tedbirler alırken, dışarıda da Batı kamuoyunu bilgilendirme yoluna gitti. Zaman zaman yabancı ülkelerin elçilerini ve gazetecilerini Yıldız Sarayı’na davet edip, Osmanlı Devleti’nin ve kendinin Ermeni meselesine bakış açısını anlattı. Anlattıklarının da yabancı ülkelerin gazetelerinde yayınlanmasını sağlamaya çalıştı. Bu konuyu Türkiye’nin İkinci Abdülhamit dönemi konusundaki en önemli uzmanlarından Prof. Dr. Vahdettin Engin’in “Kurtlar Sofrasındaki Osmanlı” isimli kitabından naklediyoruz.

Sultanın, Ermeni meselesi hakkında yabancıları aydınlatmaya yönelik faaliyetlerinden biri de Amerika elçisini huzuruna kabul edip elçiye Ermeni meselesini anlatmasıydı. Amerikan Elçisi Terel, İkinci Abdülhamit’le yapmış olduğu bu görüşmeyi daha sonra Kasım 1897′de, Century Magazine Gazetesi’nde yayınladı:

PADİŞAH HAZRETLERİ
“İçinde bulunduğumuz 1897 Mart’ının 19. günü selamlık törenini seyretmek üzere Yıldız Sarayı’na gittim. Törenden sonra padişahın huzurunda iki saat kadar kaldım ve iltifatlarına mahzar oldum. Padişah hazretleri Osmanlı Devleti’nde Ermeni milletinin mahzar olduğu iyi muameleler konusunda pek çok şeyler söyledi. Bu söylediklerinin Amerikan kamuoyunca da bilinmesini arzu ettiklerini ifade etti.

Sultan Abdülhamit, görüşmemiz sırasında, Ermeni ayaklanması denilen olaylar sırasında yaptığı icraat hakkında İngiliz Milletvekili Sir Simith Barten’in gerçeklere uygun bir ifade kullanmasından gayet memnun olduğunu belirtti. Daha sonra, “Hakikatleri Amerikan kamuoyuna sizin bildireceğinizi umarım” dedi ve Ermeniler hakkında bazı bilgiler verdi.

ERMENİLER OSMANLI DÖNEMİNDE ZENGİN OLDU
Zat-ı şahaneleri bunları anlattıktan sonra Ermeniler’in başına gelenlerin Hristiyan olmalarından kaynaklanmadığını söyledi. Bunu ispat için, gerek atalarının gerekse kendisinin Ermeniler’e iyi davrandıklarını, onlara tam olarak güvendiklerini ifade etti ve sözlerine şöyle devam etti: “Babam Sultan Abdülmecid Han Hazretleri Baruthane Nezareti’ni Dadyan isimli bir Ermeni’ye emanet etmişti. Öyle ki, kötü barut imal edip de Osmanlı askerine zarar vermek Dadyan’ın elinde idi. Buna rağmen bu kişiye güvenildi ve Dadyan da bu suretle pek çok servet edindi. Oğulyan, Agop, Gümüşgerdan, Balyan ailesi hep Osmanlı’ya hizmet ederek zengin oldular.

MAL MÜLK VE SERVET EDİNDİRME HALİ
Şu anda şahsi hazinemi yöneten Portakalyan Efendi de Ermeni olup bütün emlakım onun idaresindedir. Benim rıza göstermem suretiyle birçok Ermeni’yi hizmetinde istihdam ediyor. Bunların isimlerini ve aldıkları maaşları gösteren bir listenin size verilmesini emredeceğim. Ermeniler, Osmanlı hanedanı tarafından bunca lütuf gördükleri, kendilerine ihsanlarda bulunulduğu ve bu şekilde bol miktarda mal, mülk ve servet edindikleri halde, memleketimi harap etmek maksadıyla fesat komiteleri kurup ve nankörlük ettiler. İsyan hareketlerini zengin Ermeniler destekledi.”

ERMENİLER’E HEP ŞEFKAT GÖSTERDİK

İkinci Abdülhamit, görüşme sırasında ABD elçisine Ermeniler’le ilgili şunları söylemişti: “Anadolu’nun fethi sırasında Moğollar’la İranlılar’ın saldırılarına maruz kalan Ermeniler toplu halde Osmanlı ülkesine hicret ederek Osmanlı sultanlarının himayelerine girdiler. Ermeniler, Osmanlı sultanlarınca şefkatle karşılandı ve kendilerine gerekli müsamaha gösterildi. Can ve mallarının muhafazası hususunda her şey yapıldı. Osmanlı sultanlarının sefere çıktıkları ve fetihle meşgul oldukları zamanlarda ticaret işleri Hristiyanlar’a özellikle de Ermeniler’e kaldı. Müslümanlar, Allah’ı tek yaratıcı olarak tanıyan her türlü dinin mensubuna ilişmedikleri için Hristiyanlar’ın dinlerine de karışılmadı. İşte bu suretle Ermeniler mal, mülk ve servet biriktirme imkânı buldular. 400 seneden beri de Osmanlı idaresinden memnun bir şekilde yaşıyorlar.

Osmanlı ülkesinde sarraflık ve iltizam işleri hep Ermeniler tarafından yürütülüyor. Ermeniler bu süre içinde dinlerini muhafaza edebildiler, asırlardan beri eski kilise ve manastırlarda serbestçe dini ayinlerini yerine getirdiler, lüzum gördükçe yeni kiliseler açtılar. Ermeni patriklerinin her türlü şikâyetlerine hükümetler hep kulak verip, mezhepleri de her zaman himayeye mahzar oldu.”

TÜRKLER’İ KATİL OLARAK GÖSTERMEYE ÇALIŞIYORLAR
ABD elçisi İkinci Abdülhamit’e şu cevabı vermişti: “Ermeniler’in, isyan etmek suretiyle Türkler’i öç almaya sevk edip Hristiyan aleminin merhamet ve şefkatini üzerilerinde toplamaya, böylece Türkler’i merhametsiz, zalim katiller olarak göstermeye çalıştıklarına dair en kıdemli misyonerimiz tarafından gönderilen haberler Amerikan hükümetince İndependent Gazetesi’nin Ocak 1893 tarihli nüshasında yayınlatıldı.” Ayrıca şunu da ilave ettim: “Hükümetim, her ne kadar Anadolu’da meydana gelen saldırıların sadece Müslümanlar tarafından yapılmayıp Hristiyanlar’ın da bu tür cinayetlere girişmelerinden memnun değilse de, Şark meselesine asla müdahale etmek istemiyor.

Zat-ı şahaneniz tarafından Ermeniler’in katlinin emredildiğine dair hiçbir fikir beyan etmedim. Lakin karşılıklı vuruşmanın tekrarı halinde Osmanlı Devleti’nin zarar göreceğine inanıyorum.

Yorum Yok
read more

Ermeni tasarısı genel kurula iletilmeyecek

5 Mart 2010
Reuters: ABD hükümeti kaynaklarına göre tasarı genel kurula gelmeyecek

Dün Temsilciler Meclisi’nin Dışilişkiler Komisyuonu’nda kabul edilen sözde Ermeni soykırımını tanıyan yasa tasarısını, ABD Başkan Barack Obama’nın, Genel Kurul’a getirmeyeceği açıklandı..

GENEL KURULA GETİRMEYİ PLANLAMIYORUZ
ABD’de iktidardaki Demokrat Parti, Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesinin kabul ettiği Ermeni iddialarını içeren tasarının şu aşamada temsilciler Meclisi Genel Kurulu’na getirilmesinin planlanmadığını bildirdi.

Demokrat Parti’den bir kaynak, Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada, “Şu aşamada Ermeni soykırımı tasarısını Amerikan Temsilciler Meclisi Genel Kurulu’na getirmeyi planlamıyoruz” dedi.

Yorum Yok
read more

Ve Ermeni tasarısı kabul edildi

4 Mart 2010
ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nde “soykırım” yasa tasarısı kabul edildi.
 ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi, sözde “soykırım” tasarısını kılpayı kabul etti. 46 üyenin 22′si ret yönünde oy kullanırken, 23 kişi kabul yönünde oy kullandı. Başkan tasarının kabul edildiğini açıkladıktan sonra salondan alkış sesleri yükseldi.

KABUL EDİLDİ
Yaklaşık beş saat süren oylama maratonu, bugüne kadar en heyecanlı Komite görüşmesi oldu. Son ana kadar sonuç belli değildi. İlk etapta tasarıya “hayır” oyları uzunca bir süre önde gitti. Daha sonra dört üyenin oturumdan ayrılmasıyla yaklaşık birkaç saat boyunca sonuçlar 22 “evet”, 20 “hayır” şeklinde kaldı. Ancak daha sonra söz konusu dört üyenin üçünün salona girmesiyle bir oyla da olsa tasarı kabul edilmiş oldu.

Komite’de kabul edilen tasarıda, ABD Başkanı’nın her 24 Nisan’da Amerikan halkını sözde “soykırım” sırasında hayatını kaybeden 1.5 milyon Ermeni’yi anmaya davet etmesi isteniyor.

YASALAŞTIĞI ANLAMINA GELMİYOR
Tasarının Komite’de kabul edilmiş olması yasalaştığı anlamına gelmiyor. Karar tasarısının bundan sonra Temsilciler Meclisi Genel Kurulu’na sunulması bekleniyor. Genel Kurul gündemine alınıp alınmayacağı ise henüz belli değil.
 

Türkiye, söz konusu tasarının geçmesi durumunda bunun hem Türk-Amerikan ilişkilerine hem de Ermenistan’la yürütülen sürecin olumsuz etkilenebileceği uyarısında bulundu. Ayrıca, Washington Büyükelçisi Namık Tan’ın Ankara’ya çekilmesi de masada bulunan seçenekler arasında

Yorum Yok
read more