Gandi den Erdoğan a teneke cevabı

26 Mayıs 2010

Gandiden Erdoğana teneke cevabı

Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan’ın bugünkü grup toplantısında kendisine teneke demesini şu sözlerle geri iade etti.
CHP’nin 33. kurultayına kravatsız gelerek eleştirilere neden olan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu “Ben kendimi halkı yakın hissediyorum, spor giyinmeyi seviyorum o yüzden kravat takmadım” demişti.

40 yıldır CHP yönetiminde bulunan ve Deniz Baykal’a yakınlığııyla tanınan CHP Genel Sekreteri Önder Sav da bu modaya uydu. Sav, kurultaydan sonra ilk gezisini Zonguldak’a gerçekleştiren Kılıçdaroğlu’nu yalnız bırakmadı. Hep takım elbise ve kravatla görmeye alışık olduğumuz Sav’ın aynı Kılıçdaroğlu gibi kravat takmadığı dikkatleri çekti.

ERDOĞAN’A TENEKE CEVABI

Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan’ın bugünkü grup toplantısında, CHP kurultayı sonrasındaki yönetim değişikliğini kast ederek söylediği, “Tenekeyi istediğiniz kadar altın sarısına boyayın, altın olmayacaktır. Teneke tenekedir” sözlerine de cevap verdi.

Kılıçdaroğlu Başbakan Erdoğan’ı, “Havuzlu villada altın olmaktansa, halkın arasında teneke olurum” şeklinde cevapladı

Yorum Yok
read more

CHP ye olan ilgi Erdoğan ı sinir etti

24 Mayıs 2010

CHPye olan ilgi Erdoğanı sinir etti

İran ile yapılan anlaşmanın gündemde hak ettiği yeri bulmadığını savunan Erdoğan, suçu medyaya attı.
Başbakan Erdoğan, medyanın son iki gündür CHP’ye olan ilgisini eleştirirken, İran’da yapılan Uranyum anlaşmasının Türkiye’de hak ettiği ilgili görememesinden şikayet etti. Erdoğan isim vermeden yine Kılıçdaroğlu’nu eleştirdi ve projelerini ortaya koymasını istedi.Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Zonguldak’taki grizu patlamasıyla ilgili kendisini eleştirenlere, “Merak etme, ben kaza ve kadere imanı anlatmadım. O konuda sizin meşrebinizi de bilirim cibiliyetinizi de bilirim” diye karşılık verdi. İran’la uranyum takası konusunun medyada yeteri kadar yer almamasını da eleştiren Erdoğan, “ Dünya ülkelerinde yer yerinden oynuyor, bizimkiler tamamen kış uykusuna yatmış. 2 gün içinde ne yaptıkları ortada” dedi.

ERDOĞAN’DAN MUHALEFETE “KADER” ELEŞTİRİSİ

Başbakan Erdoğan, Malatya İşadamları Derneği’nin (MİAD) Bağcılar Holiday Inn Otel’de düzenlediği dayanışma yemeğine katıldı. Gecede Zonguldak’ta meydana gelen grizu patlamasıyla ilgili kendisine yöneltilen eleştirilere değinen Erdoğan, “Bu olayla ilgili benim bir açıklamam oldu. ‘Bu mesleğin kaderinde bu var‘ dedim. Kader olayı malum çevrelerce istihza konusu yapılmaya başlandı. ‘Grizu patlayacak kader, şu olacak kader’ dediler. Merak etme, ben kaza ve kadere imanı anlatmadım. O konuda sizin meşrebinizi de bilirim cibiliyetinizi de bilirim. Benim anlattığım, bu mesleğin fıtratında bu var. Polisliğin, askerliğin fıtratında şahadet var. O mesleği seçen buna hazır olarak gider. Kömür ocağında 2 bin metre derinliğe inen işçim, memurum eğer bunu görüyorsa ve inanıyorsa oraya iner. Grizu patlaması sadece Türkiye için geçerli değil. Daha önce Çin’de, Amerika’da, Almanya’da da oldu. Tutturdular taşeron diye. 5 yıldır bu taşeronun çalıştığı yerde kaza olmadı” diye konuştu.

“KUSUR VARSA ONLARIN ÜZERİNE GİDERİZ”

“Buradan siyaset yapmanın anlamı yok” diyen Başbakan Erdoğan, “Tedbirlerde kusur varsa onların üzerine gitmek bizim görevimiz. Çalışma Bakanlığımız bu konuyla ilgili tüm denetimleri yapıyor. Bunların değerlendirmesi yapılıyor. Başından beri arkadaşlarım olay yerindeler. Bakanlar Kurulu toplantısı için ayrıldılar. Ben İspanya’dan döner dönmez oraya gittim. Halkımla kucaklaşmam lazımdı. Psikolojik olarak destek olmam lazım. İnsan olarak bir yere kadar muktedirsin. Sınırsız bir iktidarın olamaz. O kurusıkı matıyor. Atalarımız güzel söylemiş, bekara kadın boşamak kolay. Bunların ki bu” dedi.

YUNANİSTAN İLE 35 ANLAŞMA

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin artık dünya sahnesinde hak ettiği konuma doğru emin adımlarla yürüdüğünü söyledi. Yunanistan’la cumhuriyet tarihinde 35 anlaşma imzalandığını, kendilerininse bir günde 22 anlaşma imzaladıklarını hatırlatan Erdoğan, “Bu, dış politikadaki güvenilirliği gösteriyor. Bunlar durup dururken olmuyor. İran olayını bugüne kadar uluslararası ülkeler çözüme kavuşturamadı. Brezilya ile son noktayı koyduk. Viyana Grubu’nun bizden istediği, Obama’nın da ikili görüşmemizde ve yazılı olarak aktardığı meselede Türkiye’deki takas konusunda İran’la anlaştık. Az zenginleştirilmiş uranyumun Türkiye’ye devredilmesi konusu” ifadelerini kullandı.

Yorum Yok
read more

Erdoğan Baykal a öyle laf bir etti ki

17 Mayıs 2010

Erdoğan Baykala öyle laf bir etti ki!

‘Baykal AK Partili olsaydı partiden ihraç edilirdi’ diyen Başbakan Erdoğan’dan oldukça sert benzetmeler geldi…
 Baykal’ın skandal görüntülerine göndermede bulunarak partisinde böyle bir olay olsa derhal ihraç talebiyle disiplin kuruluna sevk edeceğiniğini kaydeden Başbakan Erdoğan’dan sert niteleme geldi: Pisliğin içinde debeleniyor! Debelendikçe de batıyor…

Zaman Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı’nın haberine göre bazı medya organlarında yer alan ‘Baykal’ın istifası CHP’ye oy kazandırdı’ şeklindeki haberlere tepki gösteren Başbakan Erdoğan, “Bunu kınıyorum. Türk toplumunun midesi bu kadar geniş mi? Kendi ahlak değerleriyle oynayanlara bu millet prim vermez.” dedi. Erdoğan, partisinde böyle bir olay olsa derhal ihraç talebiyle disiplin kuruluna sevk edeceğini kaydetti.

Deniz Baykal’ın CHP genel başkanlığından istifasına yol açan internete düşen görüntüler konusunda üzerine düşeni yaptığını söyleyen Erdoğan, bu konuda ilgili kurumlara ‘inceleyin’ talimatı verdiğini hatırlatarak, “Ankara başsavcısı soruşturma başlattı. Bundan sonra benim yapabileceğim bir şey yok.” diye konuştu. Başbakan Erdoğan ayrıca Baykal’a, AK Parti üzerinden siyaset yapmaması uyarısında bulundu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Yunanistan ziyaretini tamamlamasının ardından Türkiye’ye dönüş yolunda uçakta açıklamalarda bulundu. Deniz Baykal’ın CHP genel başkanlığından istifa etmesine yol açan görüntülere ve anayasa değişikliği teklifine değinen Başbakan, beraberindeki gazetecilerin sorularını da cevapladı. Kendisinin, internete düşen görüntülerle ilgili olarak üzerine düşeni yaptığını hatırlatan Başbakan Erdoğan, bu konuda ilgili kurumlara ‘inceleyin’ talimatı verdiğini söyledi. Erdoğan, “Kamuya yansıyanlar suç kabul edilip soruşturma başlatılabilir. Ankara başsavcısı başlattı. Bundan sonra benim yapabileceğim bir şey yok.” açıklaması yaptı. Bazı medya kuruluşlarının ‘Baykal’ın istifası CHP’ye oy kazandırdı’ şeklinde haberler yaptığını hatırlatan Erdoğan, “Bunu kınıyorum. Yahu bu toplum ahlaki değerlerinden bu kadar yoksun mu? Kendi ahlak değerleriyle oynayanlara bu millet prim vermez.” dedi. Erdoğan, yaşananların özel hayat olarak gösterilemeyeceğini belirtti.

Başbakan özetle şunları söyledi: “Aldatan mağdur değildir derken bunu hem erkek hem kadın için söylüyorum. Ben talimatları verdim. Kurumlara, ‘incelensin’ dedim. Savcı ne yapar bilemem. Kamuya yansıyanları suç kabul edip soruşturma başlatabilir. Ankara başsavcısı başlattı. Bundan sonra benim yapabileceğim bir şey yok.”

BU ODAYA, GİRDİN Mİ GİRMEDİN Mİ?

Beyefendi iki hafta sonraki genel kurul için bizim üzerimizden siyaset yapmasın. Önce adama sorarlar ‘Bu odaya girdin mi, girmedin mi?’ Bu ne kadar ahlakî değilse, daha sonra yaptığı da ahlakî değil. Pisliğin içinde debeleniyor. Debelendikçe batıyor.

‘BAYKAL’IN İSTİFASI CHP’YE OY KAZANDIRDI’ ANLAYIŞINI KINIYORUM:

Bazı medya da destek veriyor. Baykal’ın istifası CHP’ye oy kazandırmış. Bunu kınıyorum. Yahu bu toplum ahlakî değerlerinden bu kadar yoksun mu? Midesi bu kadar geniş mi? O zaman oyunu artırmak isteyen her parti, bu ahlaksızlık zinciri içinde yer alsın. Yarım saat bir saat sonra istifa etsin… Türk toplumunun midesi bu kadar geniş mi? Kendi ahlak değerleriyle oynayanlara bu millet prim vermez.

AHLAK DEĞERLERİNİ YOK FARZ EDEMEYİZ:

İsmini anmak istemiyorum, o istifa edene parti yönetimi kadroları hâlâ sahip çıkıyorsa, ah vah deyip sahip çıkıyorsa, benim derdim onlarla. Kınıyorum. Ahlak değerlerini yok farz edemeyiz. Partimin içinde de böyle bir şey olsa, derhal ihraç talebiyle disiplin kuruluna sevk ederim. Tahammülü mümkün değil.

ELİNE, DİLİNE, BELİNE SAHİP ÇIKMAYANLA YOLA ÇIKILMAZ:

Bizim kitabımızda bir kelime var; edep. Eline, diline, beline sahip olmayanla yola çıkılmaz. Bu özel hayat değil. Genel Başkan’ın kendi yatak odası olsa ilk savaş açan ben olurum. Ama ev kendi evi değil. Daha detaylara beni sokmayın. Beyefendi çok cesur davrandı ama milletvekilliğinden istifa etmedi. Bu istifa Meclis’e gelirse tavrımın ne olacağını şimdiye kadarki açıklamalarımdan anlarsınız.

DARBECİLERİN KORUNMASI AYIBINI KALDIRMAK İSTİYORUZ:

Geçici 15. maddenin Anayasa’da yer alması ayıbını ortadan kaldırmak istiyoruz. Bunun Anayasa’da bulunması başlı başına ayıptır. Yargıdaki egemenlik zincirinin kırılması bazılarını rahatsız ediyor.

Kürsünün seçme hakkına karşı çıkan zihniyeti anlamak çok zor. Buna tahammül edemediler. Bunu bize dayandırıyorlar, bunun bizimle ne ilgisi var? Anayasa Mahkemesi’nde sadece 3 kişi Meclis tarafından seçilecek, onu da biz seçmiyoruz, bize gönderilen listeden seçiyoruz. Anayasa değişikliğindeki yargı ile ilgili yeni düzenleme onları rahatsız ediyor

Yorum Yok
read more

Erdoğan komşuda lafını çekmedi

15 Mayıs 2010

Erdoğan komşuda lafını çekmedi

Başbakan Erdoğan, Yunanistan ziyaretinde düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

Türkiye ile Yunanistan arasında 22 anlaşma imzalandı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye ile Yunanistan arasında hususi damgalı (yeşil) pasaportlara vizenin kalktığını söyledi. Erdoğan, Ege Denizi’nin barış denizi olması gerektiğini söylerken Ruhban okulu konusunda da çalışmaların devam ettiğini ifade etti. Erdoğan bir Yunan gazetecinin “işgalci sözlerine” ise Türkiye’ye Kıbrıs’ta ahlaksızlık yapıldığını söyledi.

Erdoğan, umuma mahsus (lacivert) pasaportlar için de vizenin kalkmasını temenni ettiğini söyledi. Avrupa Birliği ülkelerinde uygulanan Schengen sisteminden Türkiye’nin de yararlanması gerektiğini belirten Erdoğan, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile müzakere sürecindeki bir ülke olarak Schengen’e de dahil edilmesi gerektiğini ifade etti.

İşte Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Yunanistan ziyaretinde düzenlenen ortak basın toplantısındaki sözleri;

“SIRBİSTAN’A UYGULANAN BİZE DE UYGULANSIN”

Bakınız şu anda bir adım atıldı. Bu adım hususi pasaportlarla ilgili vize şartı ortadan kaldırıldı. En kısa sürede mavi pasaportlar için bunu daha geliştirilmiş biçimde olmasını istiyoruz. Sırbistan’a uygulananın Türkiye’ye de uygulanması gerektiğini düşünüyorum ve bunu da kendileriyle de oturup konuşacağız. Sırbistan, müzakereci bir ülke değil ancak Türkiye böyle bir ülke. Bu adımların atılması gerekiyor.

Bakınız enerjide biz Yunanistan’a doğalgaz vermeye başladık. Bunu İtalya konusunda da geliştirilmesini istiyoruz.

Ulaşımda çok ciddi çalışmalar yapıyoruz. Böylelikle bu bölgede ciddi bir turizm patlamasını bekliyoruz.

Eğitimde de müşterek adımlar atabileceğimizi düşünüyorum. Bu konuda her iki ülkenin bakanı görüşte ve imzalar attı.

Terör konusunda Yunanistan’ın da ciddi sıkıntaları oldu. Türkiye’nin de var ve bu konuda birlikte müşterek adımlarla aşabileceğimizi inanıyorum ya da asgariye indirebiliriz.

Şu anda dünyada çevre hassasiyeti giderek artıyor. Türkiye olarak dayanışma içerisinde bu süreci de destekleyeceğimizi belirtmek istiyorum.

“TEĞET GEÇTİ DİYORUM AYNI FİKİRDEYİM”

Şu anda küresel finans krizin kaynağı neresidir belli. Bu kriz ABD’den başlamıştır bunu görmemiz lazım. Türkiye’yi de ben söyledik teğet geçti bugün de söylüyorum evet teğet geçti. Biz hiçbir bankamızı fona devretmedik, sigorta şirketlerine bişey olmadı. Tabii Yunanistan’da bu sıkıntılar yaşandı inanıyorum gerekli önlemlerin alınması halinde bu sorunun kısa sürede aşılabileceğini düşünüyorum.

Bizim Yunanistan ile olan dış ticaret hacmini çok önemsiyorum. 2008′de tabii çok ciddi değil bu rakamlar. Düştüğümüz nokta 2,5 milyar dolar gibi bir seviyeye düştük. Bunu en kısa sürede 5 milyar avro’ya çıkarmamız lazım. Bu irade her iki taraftada var. Bu adımı birlikte gerçekleştirebiliriz hiçbir sorun yok.

“AB SÜRECİNİN DESTEKLENMESİNİ İSTİYORUZ”

AB üyeliği sürecinde Yunanistan hükemetinin bizleri aynı şekilde destekleyeceğine inanıyorum. Dayanışmamız ve arkadaşlarımızın görüşmeleri de aynı süreçte devam edeceğini düşünüyorum. AB konusunda Türkiye’nin tam üyelik dışında herhangi bir hedefi yoktur bunun böyle bilinmesini istiyoruz.

Kıbrıs’ta yeni bir Cumhurbaşkan’ı seçildi ancak süreç kaldığı yerden devam edecektir. Yunanistan garantör ülke, Türkiye garantör ülke birlikte mi değerlendirelim olur hepbirlikte yapalım. Bunu en geniş manada değerlendirebiliriz Türkiye olarak bunların hepsine varız. Hazır olan Türkiye bunun bilinmesini istiyoruz. Bu arada birşeyi de özellikle ifade etmekte fayda görüyorum. Ben Yunanistan olarak süreci desteklemelerini ve sürece destek vermelerini istiyorum. Soru işaretleri artarak devam etmemeli. Yıl sonuna kadar hedefe varabiliriz diyorum.

EGE BARIŞ DENİZİ OLSUN

Ege Denizi’nin ayrıştırıcı bir deniz olduğunu kabul etmiyoruz, birleştirici olsun. Başkaları bunu halletmeyecek oturup anlaşacağız biz halledeceğiz. Komşunuz kadim dostumuz hatta akrabalarınız ve hatıralarınız olduğu Türkiye sizin yanınızdadır.

AZINLIK SORUNU

Öncelikle Ege’de tabii adeta uçakların bir bombardıman uçağı olarak bombaları bağlamış biçimde uçmalarını istemiyoruz. Eğer tatbikat varsa yine de bombalı uçmasın. Zaman içerisinde de tamamen bu uçuşların olmamasını istiyoruz.

Silahlanma konusunda yapılan yatırımlar başka alanlara yapılmasını engelliyor. Ben açık konuşmayı seviyorum öyle de yapıyorum. Bir ülke yapsın diğer ülke yapmasın olmuyor.

“SEÇİLMİŞ MÜFTÜ ATANSIN”

Bir diğer konu aynı şekilde Batı Trakya’da seçilmiş müftü yok atanmış müftü var. Biz burada Yunanistan’dan aynı şekilde bir adım bekliyoruz. Yunanistan orada seçilmiş müftüyü atasın ve böylelikle bu sorun ortadar kalksın. Nasıl patriği seçme hakkını biz bulmuyorsak oradaki Müslüman’ların liderini de Yunanistan’ın seçmesi uygun değildir.

Yıllardır Büyükada’da bir yetimhane var. Ben bizzat oraya gidip yerinde gidip gördüm. Baktık ve şu anda yargı süreci uluslararası hukuka dayandırılmış durumda. Ben gerekçeli kararı bekliyorum ve geldiği zaman kendisine burayı teslim edeceğiz. Hakikatten çok güzel yerde. 

Ruhban okulu konusuna gelince MEB konusunda çalışıyorlar ve en kısa sürede çözüleceğini düşünüyorum.

RUM GAZETECİNİN İŞGALCİ SORULARI

Demokrasi ülkesinde benim çok demokrat cevaplar vermem gerekiyor. Bunlardan birincisi özellikle o karar konusunda TBMM neden böyle bir karar almıştır üzerinde durulması gerekiyor.

Bu uçaklar bomba bağlı olarak uçmasın söylüyorum. Şu anda Türk uçakları böyle uçmuyor ancak Yunanistan uçakları bomba bağlı olarak uçuyor. NATO’da tüm kayıtlar var. Bakın şimdi sizin ihlal olarak nitelediğiniz o ihlallerin hiçbiri NATO kayıtlarında ihlal olarak geçmiyor. Dediğim gibi öncelikle şu bombalı uçakların uçmaması lazım, bunu çözmemiz lazım.

TSK’nın Kıbrıs’ı işgali sorusu. Biz kısa süre önce bi Annan Planı meselesini geçirdik. Bu çalışmaları bizzat Sayın Annan’dan bunu rica eden benim. Davos’ta bunu rica etmiştim sonra da başladı. Sayın Annan bu konuya girmek istemiyordu bizim ricamız üzerine girdi. Bu konuda biz Rumlardan bir adım önce olacağımızı söyledim. Tüm hazırlıklar yapıldı ve bu çalışmalarda Nisan 2004. Tüm bu çalışmalardan sonra geldiğimiz nokta şu oldu: Biz bunu erteleyelim! Sayın Annan da orada. Ne diyorsun dedi! Biz size söyledik bunu burada bitirmeyiz refaranduma yapalım. Orada imzalar atıldı. Bir hafta sonra referandum yapıldı sonra ne oldu. Türkiye tarafı yüzde 65 evet dedi Yunan tarafı yüzde 75 hayır dedi. Orada TSK’nın belli bir takvimde sayısının indirilmesi vardı. Yunanistan’ında askeri var. Netice Güney Kıbrıs, AB’ye alındı. AB’den bizzat takip edildi ama Kuzey alınmadı. Verilen sözler yerine gelmedi. Bu sözler tutulmadığı için Türkiye bir garantör olarak KKTC’nin yanındadır.

Böyle bir süreç yaşanmıştır. Eğer burada yıl sonuna kadar iyi bir çalışma yaparsak, sorunu çözebiliriz.

Yorum Yok
read more