Demirtaş tan Erdoğan,a sert sözler

25 Ekim 2010

Demirtaş'tan Erdoğan'a sert sözler

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Erdoğan’ı eleştirdi KCK’da savunmaların Kürtçe yapılacağını söyledi.
 BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, ”Kürt sorunu siyasal bir sorundur, hukuki bir sorun değil” dedi. Demirtaş, KCK’da asıl yargılananların kendileri olduğunu söyleyerek, sanıkların savunmalarını Kürtçe yapacaklarını ifade etti. İşte Demirtaş’ın Erdoğan’ı da sert bir dille eleştirdiği o sözleri;

Demirtaş, Terör örgütü PKK’nın şehir yapılanması olarak bilinen ”Kürdistan Topluluklar Birliği/Türkiye Meclisi (KCK/TM) yapılanmasıyla ilgili dava duruşmasını izledikten sonra, Büyükşehir Belediyesi önünde toplanan kalabalığa hitap etti.

Duruşmaların iddianamenin okunmasıyla devam ettiğini anlatan Demirtaş, iddianamenin okunmasının bugün de tamamlanamadığını kaydetti.

“ERDOĞAN’A SERT SÖZLER”

KCK davasının her yönüyle siyasi bir dava olduğunu, sonuçlarının siyasi sonuçlar doğurduğunu ve mahkemenin sonuçlarının da siyasi sonuçlar doğuracağını öne süren Demirtaş, şöyle dedi:

”Kürt sorunu siyasal bir sorundur, hukuki bir sorun değil. ‘Savcıların, hakimlerin çözebileceği bir sorun değildir’ diyoruz. Başbakan artık şunun bunun yargılanması için çaba sarfetmekten vazgeçsin. Türkiye için ne yapacak, hangi adımı atacak şimdi bunu hatırlasın. Ateşkes için çaba sarfetmiş çevreler, çıkıp Kürt sorunu ile ilgili hükümetten ne istiyor, onu açıklasın. Başbakan çıkıp BDP’yi suçlayacağına, Kürtler için ne yapacak artık onu açıklasın. Eğer çantası boş ise, onu da açıklasın. Çıkıp dese ki ‘Biz yapacaklarımızı yaptık bundan sonra hiçbir adım atmayacağız. Biz bu kadarını uygun gördük. Bundan sonra Kürt sorunu için atacağımız adım yok’ desin. Bu da anlaşılır ve saygındır. Ama kandırmaya çalışıyorlar, oyalayarak, artık bu siyasal idareyi teslim alamayacağını da öğrenmiş olması lazım Sayın Başbakan’ın.”

“TV’DE VAR MAHKEMEDE YOK”

Demirtaş, ”Bir halkın kendi anadilini, sadece devletin televizyonunda kullanabildiğini ama, mahkemede bile kullanamadığını ve öyle bir anlayışın olamayacağını” ifade etti.

KCK davasında, ”Hepsi Türkçe de bilse arkadaşlarının, kendi anadilinde savunma hakkı olduğunu” ifade eden Demirtaş, önümüzdeki günlerde arkadaşlarının ”Ana dillerinde savunma yapmaya başlayacaklarını” söyledi.

TCK’nın 220 ve 314. maddeleri ile Terörle Mücadele Kanunu’nun 7. maddesinin değişmesi gerektiğini belirten Demirtaş, ”Yoksa çözüm mahkemelerde bulunamaz. Mahkemeler tıkanmış durumda. Halkı bu şekilde mahkemeler yargılayamaz. Parlamentoyu göreve çağırıyoruz. Başbakan madem ki ”Bu sorunun çözüm yeri parlamentodur’ diyor. O halde tutuklu siyasetçilere rehine muamelesi yapmaktan vazgeçsin” diye konuştu.

“ORADA YARGILANAN BİZİZ”

KCK davasının ”Türkiye’yi kana bulayanların davası olmadığını” ifade eden Demirtaş, şöyle dedi:

”Orada yargılanan biziz, bizim irademizdir, onurumuzdur, geleceğimizdir. Orada yargılanan bu halkın verdiği oylardır. Eğer onlar özgür kalamaz ise, bu halk özgür kalamaz. Bunun altını çiziyorum. Siyasetçilerimizin istisnasız tamamı özgür kalmazsa, bize de özgürlük yok demektir. Bu nedenle canla başla çalışacağız. Burada hukuksuzluğu, zulmü herkese anlatacağız. Burada bir terörist davası görülmüyor, bir halkın özgürlük davası görülüyor. Arkadaşlarımız serbest kalıncaya, özgürlüklerine kavuşuncaya kadar da biz sahipleneceğiz, onları yalnız bırakmayacağız. Bu nöbet her gün güçlenerek devam etmelidir.’

Yorum Yok
read more

Say Erdoğana öyle bir saydırdı ki

18 Ağustos 2010

Say Erdoğan'a öyle bir saydırdı ki! Ünlü piyanist Fazlı Say Başbakan Erdoğan’ın yaptığı baskının artık ‘faşizme’ döndüğünü iddia etti

Ünlü piyanist Fazıl Say’ın bu kez hedefinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan vardı. Say, Erdoğan için hem ‘kriminal’ hem de ‘faşist’ ibarelerini kullandı…

Son günlerde sanat dünyasındaki eleştirileriyle polemiğe neden olan ünlü müzisyen Fazıl Say facebook’ta bu kez Başbakan Erdoğan’ı eleştirdi.

Başbakan’ın ‘hayır’ diyenleri darbeci olarak nitelediğine dikkat çeken Say, “2003’de ‘yapılmamış’ darbenin ‘hayali darbecilerini’ tutuklattığına göre herhalde, hakikaten yapılmış darbenin destekçisi olarak gördüklerini kimbilir nasıl tutuklatacak?” diye sordu.

Say facebook’taki sayfasında görüşlerini şöyle dile getirdi:

“Başbakan, Referandum’a ‘HAYIR’ diyenlerin, 12 Eylül Anayasasına ‘evet’ demiş olacağı demogojisinde. ‘Hayır diyen darbecidir’ demek istiyor. Ooww, 2003′de ‘yapılmamış’ darbenin ‘hayali darbecilerini’ tutuklattığına göre herhalde, hakikaten yapılmış darbenin destekçisi olarak gördüklerini kimbilir nasıl tutuklatacak? İşimiz zor. Bu işte faşizm…

Keşke, referanduma ‘en az yüzde 70 katılım oranı’ zorunluluğu olsaydı, katılmayarak sözümüzü anlatırdık. Halbuki 1982′de bir referandum yapılmıştı. Yüzde 92 evet çıkan. Tayyip Erdoğan, hem darbeye karşı hem de AKP’ye karşı olunabileceğini anlamalı. Ve ettiği her tehdit kriminaldir.. Bu bir tehdit referandumuna dönüştü ister istemez…”

Sezen Aksu ve babasının referandumda ‘evet’ oyu kullanacağı yönündeki açıklamaları üzerine Say, “Ben sanatçıların ‘resmi’ olarak ‘evet’ ya da ‘hayır’ destekçisi olarak birşeye katkı sağladıklarını sanmıyorum. Evet diyen Sezen içinde geçerli. Hayır diyen Tarık Akan için de… Sınıflar ve kesimler kesin olarak bellidir. Evet’in sayısı bellidir” dedi.

Yorum Yok
read more

Kadınlara kadınların ağıtlarıyla seslendi

18 Temmuz 2010

Kadınlara kadınların ağıtlarıyla seslendi

Erdoğan demokratik açılım kapsamında sivil toplum örgütlerinin kadın temsilcileriyle biraraya geldi.

Demokratik Açılıma destek için bugüne kadar sanatçılarla, edebiyatçılarla, futbolcularla buluşan Başbakan Erdoğan’ın son konukları kadınlar oldu.

Sivli toplum örgütlerinin temsilcisi kadınlara terör örgütüne üç oğlunu kaptıran Diyarbakırlı Sakine Arat’ın kardeşlik çağrısı, oğlunu teröre şehit veren Bitlisli Matlube Güngör’ün ağıtları ile seslenen Erdoğan bütün kadınları süreci sabote etmek isteyenlere karşı Arjantinli, İrlandalı kadınlar gibi mücadeleye çağırdı.

Erdoğan, anneliğin ”siyaseti, ideolojisi, sağcılığı, solculuğu” bulunmadığını ifade ederek, ”Elini yüreğine koymuş, boynunu yana eğmiş, dağ gibi olduğu yere çökmüş bir kadının ağıtlarını bastıracak hiçbir siyasi, hiçbir etkili söz yoktur” dedi.

DİYARBAKIRLI SAKİNE ANA’NIN ÇIĞLIĞI

Dolmabahçe’deki Başbakanlık Çalışma Ofisi’nde sivil toplum kuruluşlarının kadın temsilcileri ile yaptığı toplantıda konuşan Erdoğan, Diyarbakırlı Sakine Arat’ın hayat hikayesine dikkati çekti. Erdoğan, Arat’ın, 18 yaşında evlendirildiğini, üç oğlunu terör örgütüne kaptırdığını ve bir kızının ağabeylerinin acısına dayanamayarak kendi canına kıydığını, bir başka oğlunun da trafik kazasında hayatını kaybettiğini anlattı.

Erdoğan, Diyarbakırlı Sakine Ana’nın, ”Biz yüzyıllardır birlikte yaşıyoruz. Birbirimizden kız aldık, kız verdik. Aynı kanı taşıyoruz. Bir Kürt annesiyim ama bir şehit haberi duyduğumda yüreğim parçalanıyor. Askerler de bizim evlatlarımız. Bu ülkeyi yöneten küçük büyük herkese sesleniyorum; ‘evladınız gözünüzün önünde öldürülürse ne yaparsınız?’ dediğini ifade ederek, bu soruyu herkesin kendisine sorması gerektiğini dile getirdi.

BİTLİSLİ MATLUBE GÜNGÖR’ÜN AĞITI

Diğer yandan, asker oğlunu Diyarbakır’ın Lice ilçesinde şehit veren Bitlisli Matlube Güngör’ün de sözlerine atıfta bulunan Erdoğan, Güngör’ün ”Hepimiz kardeşiz. Allah hiç kimseye bu acıyı yaşatmasın. Bizim canımız, ciğerimiz yandı, başkalarınınki yanmasın. Her türlü fedakarlığa katlandım, çok zaman aç kaldım, açıkta kaldım. Daha gençliğinin baharında oğlumu vatani görevini yapması için askere gönderdim. Onu Lice’de şehit ettiler. oğlumun bana bir daha anne diyemeyecek olması beni kahrediyor. Ama bir şehit annesi olmaktan da gurur duyuyorum…” dediğini söyledi.

Demokratik açılımla ilgili partisinin Grup Toplantısında ifade ettiği duyguları yineleyen Erdoğan, şöyle devam etti:

”Anneliğin siyaseti yoktur, anneliğin ideolojisi yoktur, anneliğin sağcılığı, solculuğu yoktur. Biz erkekler, empati kurmakta güçlük çekebiliriz ama siz hanımefendilerin, ülkemin kadınlarının, ülkemin annelerinin yüreklerindeki sızıyı, kalplerindeki acıyı en sıcak şekilde hissettiğinizi biliyorum. Gencecik evladını yitiren bir babanın acısı, evet büyüktür ama yüreğinden bir parçayı kaybeden, canından can giden bir annenin tarifi mümkün olmayan acısı çok daha büyüktür. Elini yüreğine koymuş, boynunu yana eğmiş, dağ gibi olduğu yere çökmüş bir kadının ağıtlarını bastıracak hiçbir siyasi söz, hiçbir etkili söz yoktur.”

KADINLARIN GÜCÜ

Recep Tayyip Erdoğan, 3 çocuğunu teröre kaptırmış Sakine Hanım’ın Diyarbakır’dan ”Gelin kucaklaşalım” diye seslendiğini, evladını vatanına şehit vermiş Matlube hanımın, o büyük acıya rağmen ”vatan sağ olsun” dediğini ifade ederek, onların yüreklerindeki sızı kadar yüreklerindeki cesaretin de kahramanlığın da en az o kadar büyük olduğunu söyledi.

KADINLARIN SESLERİ KURŞUN SESLERİNİ BASTIRACAK

Başbakan Erdoğan, ”Ben bu sorunun, bu sorunun en büyük mağduru, en büyük mazlumu kadınlar inisiyatif yüklendiğinde daha kolay ve daha hızlı çözüleceğine yürekten inanıyorum. Sizin sözleriniz, sizin sesiniz kurşun vızıltılarını bastıracak, kurşunlardan çok daha büyük etki yapacak, ölümleri durdurup gençleri yaşatacak güce ve kudrete sahip” dedi.

GÖZYAŞLARINI KADINLAR KURUTACAK

Salonda her kesimden kadınların bulunduğunu dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:
”Bu salonda Türkiye’nin aydınlık, umut dolu geleceği var. Türkiye’nin acılarını dindirmek, akan kanı durdurmak, annelerin, kadınların gözyaşını silmek noktasında burada bulunan ve bulunmayan, bizim de unutmuş olduklarımız olabilir, tüm kadınların son derece etkili olabileceğine eminim. Böyle kapsamlı ve tarihsel bir sorunun, tek başına güvenlik tedbirleriyle, tek başına bir siyasi partinin, bir hükümetin çabalarıyla nihai çözüme kavuşamayacağı açıktır.

İş dünyasının, üniversite camiasının, medyanın, sivil toplum örgütlerinin, özellikle ve özellikle kadınların, kadın kuruluşlarının dışarıda kaldığı bir sürecin başarıya ulaşması asla ve asla mümkün değildir. İşte onun için sizlerden, sesinizi yükseltmenizi, yanlışa güçlü bir şekilde dur demenizi, akan kana, akan gözyaşına karşı çıkmanızı, gençleri yaşatmak için yüreğinizi ortaya koymanızı istirham ediyorum.

ARJANTİNLİ İRLANDALI KADINLAR BAŞARDI

Buradan, sizler aracılığıyla ülkemin tüm kadınlarına da seslenmek istiyorum. Yaşanan acı hepimizin ortak acısı. Yitip giden çocuklar hepimizin çocukları. Ne olur, çocuklarımıza sahip çıkalım, gençlerimize sahip çıkalım, istikbalimize sahip çıkalım. Bunu, kadınlar başarabilir, başaracaktır. Arjantin’in, İrlanda’nın, Pakistan’ın, İsrail’in kadınları, anneleri bunu nasıl başardıysa, başarıyorsa, benim ülkemin kadınları da seslerini yükselterek bunu başaracaktır. Çözüm sürecinin hız kazanması toplumsal psikolojinin çözüme daha fazla destek olmasıyla mümkün. Biz sesimizi o kadar yüksek çıkarmalıyız ki süreci sabote etmek isteyenlerin seslerini bastırsın, çözüm iradesi kendisini hissettirsin, psikolojik ortam daha önemli adımların atılmasına imkan sağlasın.”

TABULARI YIKMANIN MÜCADELESİNİ VERDİK

Başbakan Erdoğan, bugün, siyasetçilerin, bürokrasinin, medyanın dokunmaya, yazmaya, konuşmaya cesaret edemediği bir çok kavramın, birçok ismin ve birçok sorunun, köy kahvelerinde, mahalle kahvelerinde, samimi sohbetlerde hiç sakıncasız, hiç tereddütsüz konuştuğunu söyledi.
Recep Tayyip Erdoğan, şöyle konuştu:
”İşte Hükümet olarak biz, bu tabuları yıkmanın bu yasakları kaldırmanın mücadelesini verdik ve veriyoruz. Bu ülkede doğruyu, hakikati bulmak için, milletimizin sıkıntılarını hafifletmek için konuşulmayan konuşulsun, yazılmayan yazılsın, eleştirilmeyen eleştirilsin istiyoruz. Her sorunu masaya yatıralım, her meseleyi konuşalım, tartışalım, müzakere edelim, istişare edelim istiyoruz. Her insanın bir fikri olduğuna, bu fikrin de son derece değerli olduğuna inanıyor ve ulaşabildiğimiz, görüşebildiğimiz herkese ulaşıp, görüşlerini, eleştirilerini, katkılarını almak istiyoruz. Çünkü inanıyoruz ki insan kutsaldır, insanın hakları, özgürlükleri, fikirleri, değerleri de kutsaldır.”

Yorum Yok
read more

Erdoğan muhalefeti çok kızdıracak

14 Haziran 2010

Erdoğan muhalefeti çok kızdıracak

Başbakan, Of’ta artan PKK saldırılarını değerlendirdi, Meclis’te kendilerine karşı olan muhalefeti fena benzetti!
 Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Karadeniz gezisi sürüyor. Trabzon’un Of ilçesindeki  toplu açılış törenine katılan Erdoğan, artan terör saldırılarını, referandum sürecine denk gelmesinin tesadüf olamayacağını iddia etti. Erdoğan, ”Neden şimdi? Tam Anayasa değişikliği TBMM’den geçmişken, tam Anayasa değişikliği halkın önüne, sizin önünüze gelecekken, neden terör örgütü eylemlerini artırdı?” dedi.

Başbakan Erdoğan, Trabzon’un Of ilçesindeki toplu açılış törenlerinde yaptığı konuşmada İsrail’in kanlı Mavi Marmara saldırısını eleştirdi. Terörü destekleyenlerin, şimdi de bunların çıkıp uluslararası medyayı kullanarak, yaptıklarını haklı göstermeye çalıştıklarını anlatan Başbakan Erdoğan, ”yaptıkları insanlık dışı saldırıları maruz göstermeye çalışıyorlar. Herkesi kandırabilirler ama Türkiye bu oyunlara gelmez ve gelmeyecektir. Yalanları, iftiraları, kara propagandaları bizim üzerimize yapışmaz. Ne bunların kara propagandalarına boyun eğecek ne de bunların Türkiye içindeki taşeronları karşısında geri adım atacağız” dedi.

“KATLİAMLARDAN BESLENENLER BİZE KARŞI”

Türkiye büyüdükçe, güçlendikçe, her alanda büyük hedeflere ulaştıkça, içeride veya dışarıda bundan ciddi şekilde rahatsız olanların bulunduğunu anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

”Neden rahatsız oluyorlar? Çünkü kendilerine kirli bir sistem kurmuşlar, kirli bir rant düzeni kurmuşlar. Türkiye ‘barış’ dedikçe, ‘insanlık’ dedikçe, ‘çocuklar öldürülmesin’ dedikçe işte o katliamlardan beslenenler, Türkiye’nin bu girişimlerinin önünü kesmek istiyorlar.

‘Milli birlik’ diyoruz, ‘kardeşlik’ diyoruz. Yıllardır terörden beslenenler, benim askerime, polisime kurşun atarak alçakça saldırarak taşeronluk yapanlar, bundan rahatsız oluyor, saldırılarını daha da artırıyor.

“MAFYA MUSALLAT OLMUŞ, ÜZERİNE GİDİYORUZ”

Biz, ‘demokrasi’ dedikçe, statükodan beslenenler, rahatsız oluyor. Anayasa değişikliğine, demokrasi mücadelesine karşı çıkıyorlar. Bu ülkeye çeteler musallat olmuşlar. Mafya musallat olmuş. Hukuk dışı örgütlenmeler, bu ülkenin emeğine, ekmeğine musallat olmuştu. Cesaretle üzerlerine gittik, gidiyoruz.

Çetelerle hiç geri adım atmadan mücadele ediyoruz. Görüşürsünüz orada da bize karşı çıkıyorlar. Bizi engellemeye çalışıyorlar. Danıştay saldırısı oldu ne dediler? ‘Bunu dinciler yaptı’ dediler. Sonunda ne oldu? onlar da malum organizasyonun içinden çıktılar. Görüyorsunuz değil mi? Özür dilediler mi? Hayır. Neden? Onların şanında bu yok da onun için.”

TERÖR ÖRGÜTÜNÜN EYLEMLERİ

Ekonomide tarihi başarılara imza attıklarını belirten Erdoğan, bunu dahi hazmedilmediğini, ”karamsarlıkla, felaket tellallığıyla başarılarını gölgelemek isteyenler” olduğunu söyledi.

Millet adına büyük adımlar attıklarını kaydeden Erdoğan, ”Türkiye büyüyor, güçleniyor. Yeterli bulmuyoruz, daha da büyüyeceğiz. Hemen kirli oyunlar, kirli tahrikler, kirli senaryolar devreye sokuluyor” dedi.

Terör örgütünün son zamanlarda kanlı eylemlerine hız verdiğini anımsatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Şunu herkesin sorgulamasını istiyorum, neden şimdi? Lütfen bunu herkes kendine sorsun. Lütfen herkes bunun cevabını arasın. Neden şimdi? Tam Anayasa değişikliği TBMM’den geçmişken, tam Anayasa değişikliği halkın önüne, sizin önünüze gelecekken, neden terör örgütü eylemlerini artırdı.

Yorum Yok
read more