8 Mart 2010
Tarihi geçmiş makyaj malzemeleri mikroplar için mıknatıs görevi görüyor.
Avrupa Biriliği kuralları güzellik ürünlerinin banyo raf ömrünün tespit ve beyan edilmesini zorunlu kılıyor ama anketlere bakılırsa kadınlar bu durumdan pek de haberdar değil.
1000 kadının katıldığı bir ankete ön ayak olan Debenhams’a göre, kullanım süresini doldurmuş makyaj malzemeleri, bakterilerin bulaşması yoluyla kaşıntı ve enfeksiyon oluşturma riski taşıyor. 10 kadından 9′u makyaj malzemelerinin açıldıktan sonra belli bir kullanım süresi olduğunu bilmiyor. Kutuların açma ikonları üzerinde, açıldıktan sonra ne kadar süreyle kullanılabileceği yazılıyor. Ancak kadınların çoğu ya ikon üzerindeki sembolleri anlamıyor ya da çok küçük olan yazıları okuyamıyor.
Kadınların % 68′i makyaj ve cilt bakım ürünleri bittiğinde yenisini aldıklarını söylüyor. Makyaj çantasının en kalıcı ürünlerinin başında göz farları ve allıklar geliyor. 18 ile 24 ay arası kullanıma uygun olan bu malzemeler ortalama 15 yıl kullanılıyor.
İngiliz Cilt Fon’unda çalışan Bevis Man, “Gözlerinize özellikle dikkat etmeniz gerekiyor. Gözde oluşan enfeksiyonlar acı verici ve uzun süreli olabilir,” diyor ve ekliyor, “Makyaj süngerleri bakteri cenneti gibidir. Özellikle uzun süreli kullanımlarda ve yıkanmadıkları zaman cilt için tehlikeli olabilirler. Süngerleri birkaç ayda bir değiştirmek en iyi çözüm.”
3 Mart 2010
Bilgisayar ekranından mümkün olduğu kadar uzak durun
Akay Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op.Dr. Timuçin Yıldırım, bilgisayardan kaynaklanan göz şikayetlerinde yüzde 100 artış olduğuna dikkat çekerek, göz kuruluğu ve yanması konusunda insanları uyardı.
Dr. Yıldırım, bilgisayar ekranından mümkün olduğu kadar uzak durulması gerektiğini belirterek, “Zorlandığınızda ekrana yaklaşmak yerine büyük puntoları ve karakterleri tercih edin” önerilerinde bulundu.
Dr. Yıldırım, özellikle astigmat ve hipermetrop rahatsızlığı olan kişilerin bilgisayar kullanırken daha çok rahatsız olabileceklerini belirterek, göz ağrısı, sulanması ve kaşıntısının en çok rastlanan şikayetler olduğunu dile getirdi. Dr. Yıldırım, uzağı görmeyle sorunu olmayan bir kişide bilgisayar rahatsızlığı çok ise, gözünde gizli bir kırma kusuru olabileceği konusunda da uyarılarda bulundu.
“30-40 CM” MESAFE GÖZÜ YORAR
Dr. Yıldırım, insan gözünün optik bir sistem olarak düşünüldüğünde, 6 metre ve daha uzak mesafelere ayar gerektirmeksizin bakabildiğini belirterek, bu mesafelerde kullanılan gözün az yorulduğunu ifade etti. Dr. Yıldırım, okuma, örgü örme, bilgisayar kullanımı gibi 30-40 cm’den yapılan aktivitelerin tamamının gözü yorduğunu söyleyerek, “Buna bilgisayar ekranındaki titreşim, hareketli görüntüler ve parlaklık da eklendiğinde, göz yoran aktivitelerin başında bilgisayar kullanımı yer alır” dedi.
Dr. Yıldırım, ekrana bakarken göz kırpma sayısının da dakikada 25’ten 10’a düştüğüne de değinerek, “Saatlerce böyle çalışmak göz kuruluğu ile sonuçlanır. Gözleriniz kızarır, yanar ve batar” diye konuştu.
Dr. Yıldırım, bilgisayar kullanımının çocukların da gözlerinde kanlanma ve yakından bakma sonucu miyopiye kayma durumlarına yol açabileceğini belirterek, aileleri uyardı.
BÜYÜK PUNTO KULLANIN, ODA IŞIĞINI KAPATMAYIN
Dr. Yıldırım, gözleri bilgisayar ekranının zararlarından korumak için mümkün olduğu kadar uzak durulması gerektiğini dile getirerek, şunları önerdi:
“Zorlandığınızda ekrana yaklaşmak yerine büyük puntoları ve karakterleri tercih edin. Ekranınızı çalışabildiğiniz en düşük parlaklığa ve en yumuşak kontrast değerlerine ayarlayın.
Odanızın ışığını kapatmayın ekran ışığının tersine odanızı tercihen indirekt bir aydınlatma ile ortalama bir seviyede aydınlatın. Uzun saatler bilgisayar kullanmak zorunda iseniz, suni göz yaşları damlatarak gözünüzü nemlendirin. Mümkünse tazeleme hızı yüksek monitörler kullanın.”
Dr. Yıldırım, ışıl ışıl yanan bir ekranın da gözü çok çabuk kurutup yoracağını belirterek, “Her saat başı en az 10 dakika ara verin .Bu arayı okumayla değil, gözünüzü kapatarak veya uzak mesafelere bakarak geçirin. Ayağa kalkmak ve biraz dolaşmak kas, iskelet ve dolaşım sisteminize de iyi gelecektir. Oturarak birkaç saat geçiren, sabit pozisyonlar, ayak-bacak toplar damarlarında kan akımının yavaşlamasına neden olarak pıhtı oluşmasına sebep olabilir. Bütün bunlara rağmen hala zorlanmanız devam ediyorsa gözünüzde doktor kontrolünü gerektiren bir görme bozukluğu olabilir” uyarılarında bulundu.
PC KASASINI AŞAĞIDA KULLANIN
Dr. Yıldırım, eski tip monitorlerin(tüplü), lcd veya tft monitörlerden daha çok elektromanyetik dalga yaydıklarını ifade ederek, bilgisayar kasasından da elektromanyetik dalga yayılımı olduğunu söyledi. Dr. Yıldırım, pc kasasının masa üstünde tutulmaması gerektiğini belirterek, aşağıda kullanmanın doğru olacağını kaydetti.
26 Şubat 2010
Bu nedenle bu bölgeye özel olarak formule edilen ürünler , iritasyona sebep olmayacak daha hassas içeriğe sahiptir. Ayrıca , göz çevresinde yağ bezleri pek bulunmaz , bu nedenle de ekstra neme ihtiyaç duyar. Yüzünüz için kullandığınız nemlendirici göz çevresi için yeterli nemi sağlayamayabileceği gibi kızarıklık ve iritasyona da neden olabilir. Göz çevresi bakım kremleri bu nedenle daha güvenli bir seçimdir.
25 Şubat 2010
Kişisel bilgilerden hesap numaralarına büyük bir veri hazinesi haline gelen sanal ortamda artık bilgisayarları çökerterek işlevsiz hale getiren virüsler yerine, söz konusu bilgileri kopyalayan casus yazılım solucanlar cirit atmaya başladı.
Dünyanın önde gelen antivirüs yazılım şirketlerinden ESET, 2010 yılı ocak ayında dünyada en yüksek karşılaşılan tehdidin yüzde 9,90 ile “Win32/Conficker” adlı solucan (worm) türü olduğunu açıkladı.
Gelişen teknoloji sayesinde banka işlemlerinden alışverişe pek çok işlemin sanal ortamdan yapılması hayatı kolaylaştırırken, bir çok riski de beraberinde getiriyor. Suç şebekeleri artık, banka soymak yerine hesaplara ulaşmak için solucan denilen casus yazılımları kullanıyor. Söz konusu tehdide dikkat çeken, dünyanın en çok kullanılan antivirüs programlarından NOD32′yi geliştiren yazılım kuruluşu ESET, bilgisayarlara yönelik yeni yılın ilk Dünya Tehdit Raporu’nu yayınladı. ESET’in gelişmiş raporlama ve takip sistemi ThreatSense.Net® analizlerine göre Conficker, yeni yılda da liderliği kimseye bırakmadı.
Conficker, 2009 yılı boyunca zararlı yazılımlar arasında dünyada en yüksek tehdit olma özelliğini kimseye bırakmadı. Bu özelliğini 2010′a da taşıyan tehlikeli solucan, işletim sisteminde bulduğu açık sayesinde geçerli kullanıcı bilgilerine ihtiyaç duymadan sisteme girebiliyor. Conficker bir bilgisayarda çalıştırıldığında, Windows Otomatik Güncelleştirmeler, Windows Güvenlik Merkezi, Windows Defender ve Windows Hata Raporlama gibi sistem hizmetlerini devre dışı bırakıyor. Daha sonra, ek bir yazılım indirip kişisel bilgilere kötü amaçlı kişiler tarafından ulaşılmasını sağlıyor.
ESET, Conficker gibi tehditlerden korumak için sistem yamalarını güncel tutmak, Autorun yani “otomatik çalıştır” özelliğini devre dışı bırakmak ve paylaşılan klasörleri sınırlamak gibi bazı basit önlemler ile koruma sağlanabileceğini aktarıyor. ESET ayrıca NOD32 Antivirus 3.0 ve üstü sürümlerin bu virüsü tespit edip temizleyebildiklerini de bildiriyor.
JAVASCRİPTİ DEVRE DIŞI BIRAKIN!
En yüksek tehditler arasında yüzde 7,37 ile ocak ayının ikincisi olan INF/Autorun’ın sıralaması son üç aydır hafif düşüş içerisinde. Bu tehdit çok revaçta olan USB Flash Disk gibi çıkarılabilir aletlerden geliyor. “INF/Autorun” olarak tanımlanan ve kendilerini bu tür ürünlere kopyalayan zararlı yazılımlar, bilgisayarın otomatik olarak devreye girmesi nedeniyle bir anda sisteme yayılabiliyor.
Win32/PSW.OnLineGames da yüzde 6,23 ile üçüncü sırada. Bu türden Truva Atları, oyuncuları hedefleyen phishing saldırılarında kullanılıyor ve çoğunlukla oyunculara ait bilgileri çalabilmek için keylogging bazen de rootkit yetenekleri taşıyor. Çalınan bilgi genel olarak uzaktaki bir saldırganın makinesine yönlendiriliyor.
ThreatSense.Net Ocak ayı sıralamasının iki yeni üyesi var. Genellikle virüslü web sitelerinden bulaşan JS/TrojanDownloader.Agent (yüzde 0,90) sekizinci sırada. Bulaştığı makinelere penceresini kullanıcıdan gizleyerek yeni zararlı dosyalar indiriyor ve kullanıcının haberi bile olmadan bunları çalıştırıyor. Bu türden zararlı yazılımlar başka bir grup zararlı yazılımın indirme ve kurulum safhasını oluşturur.
ESET, bu tür tehditlere karşı kullanıcılara, JavaScripti devre dışı bırakmalarını tavsiye ediyor. Firefox kullanıcıları bu tip siteleri gezerken bulaşma ihtimalini en aza indirmek için NoScript eklentisini rahatlıkla kullanabilirler. Web yöneticileri, eğer mümkün ise sunucularına FTP erişimini sadece kendi bulundukları ülkeden erişilebilecek şekilde kısıtlayabilir ve bu tip saldırıları azaltabilirler.