İpinizi gevşetmediği sürece tuvalete bile gidemezsiniz

3 Ocak 2012

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında konuştu.

Uludere 35 kişinin ölmesiyle ilgili olarak en küçük detayına kadar adli ve idari inceleme yapıldığını söyleyen Başbakan Erdoğan, “Kim ki “Uludere’de 35 kürt öldürüldü” diyerek meseleyi etnik zemine taşıyorsa o her türlü manevi ve insanı değeri ayaklarının altına almış ve çiğnemiş edemektir” dedi. Gazze’deki Filistin Hükümetinin Başbakanı İsmail Haniye grup toplantısına gelerek Başbakan Erdoğan’ın konuşmasının bir bölümünü dinledi.

2012 BÜTÇE KANUNU

2012 Bütçe Kanunu’nun yoğun çalışmalardan sonra kabul TBMM’de kabul edildiğini hatırlatan Başabakan Erdoğan, “Tüm dünyada kısıntıya gidilirken maaşlar dondurulurken biz tam tersine arttırdık. Yerel yönetimlere daha fazla kayanak arıyoruz. Maaşlarda kesintiyi kesinlikle düşünmedik ve maaşları enflasyona ezdirmiyoruz. Asgari ücrette şartları zorlayıp 2012 yılında zam oranını yüzde 12.4 oranında belirledik. Biz görevi aldığımız zaman asgari ücret 184 lira iken şimdi 731 TL oldu. Asgari ücreti de enflasyona ezdirmedik. Lisanüstü eğitim yapan öğrencilere verilen kredi 520 TL’ye yükseldi. 2012 yılında belli sayıda öğrenciye değil isteyen her öğrenciye kredi ve burs veriyoruz. Şu anda 1 milyon 173 bin öğrenciye kredi veya burs veriyoruz. Enerji alanında önemli anlaşmalara imza attık. Azeri doğalgazını Avrupa’ya taşıyacak bir anlaşma yaptık. 16 milyar metreküp doğalgaz taşınacak ve bunun 6 milyar metreküpü bizde kalacak. Rusya ile de fiyat düzenlemeleri ile ilgili anlaşma imzaladık.”dedi

SURİYE – FİLİSTİN – IRAK

Ortadoğu’da değişim arzusunun güçlü bir şekilde gündeme geldiğini belirten Başbakan Erdoğan, “Türkiye olarak bu ülkelerin içişlerine karışmıyoruz . Ortak bir dünyayı paylaşırken bir ülke olarak sadece sorulduğunda düşüncelerimizi ortaya koyuyuroz. 910 kilometre sınırımız olan Suriye’ye karşı sessiz kalmayız. Yaklaşım ve düşüncelerimizi ortaya koyacağız. Filistin’den sevindirici haberler de alıyoruz. İsmail Haniyi ile uzun süre görüştük . Filistin’deki büyük ittifakı yürekten destekledik. Irak’ta yeni çatışmaların ortaya çıkması tüm İslam ülkelerini endişelendiriyor. Irak’taki kardeş kanı akmaması için samimi uyarılamızı yapıyoruz.”dedi

VAN’DAKİ DEPREMLER

Van’da yaşanan depremlerin ardından 33 bin 463 kişinin kamu tesislerinde barındırıldığını açıklayan Başabakan Erdoğan, “Çadırkentlerden 15 bin 735 vatandaş yararlanıyor. 3894 kalıcı konutun temeli atıldı. 11 bin konutun ihale çalışmaları devam ediyor. Van’da Ocak Ayı sonunda çadırkent kalmayacak, tamamen konteyner kent olacak. 2011 bütçesinden arda kalan 2 milyar TL’yi Van’da depremzedelerin barınma ihtiyaçlarının karşılanması için seferber ettik. Ağustos sonunda kalıcı konutları yetiştirmek istiyoruz .”dedi

ULUDERE’DE 35 KİŞİNİN ÖLÜMÜ

Şırnak’ın Uludere İlçesi’ndeki 35 kişini ölümüyle ile ilgili olarak Başbakan Erdoğan, ” En küçük detayına kadar adli ve idari inceleme yapılıyor. Hassas çalışmalarından dolayı şahşım ve milletim adına Genelkurmay Başkanı’nın ve komuta kademesine teşekkür ediyorum. Kim ki “Uludere’de 35 kürt öldürüldü” diyerek meseleyi etnik zemine taşıyorsa o her türlü manevi ve insanı değeri ayaklarının altına almış ve çiğnemiş edemektir . Biz olay böyle bakmıyoruz. Uludere’de 35 insan hayatını kaybetmiştir. Orada cenazeyi etnik kökene göre tasnif edenler insanlıktan nasibini alamamış . Cenazeleri bile “Türk-Kürt” diye ayıran şeytanın yolundan yürüyenlerdir. Tabutların üzerine parti bayraklarını asmak iki yüzlülük ve fırsatçılık değil de nedir ? Terörist başının fotoğrafını taşıyanlar bu cenazede. Sonra birileri çıkıyor bu olay üzerinden bu ülke bölünmüştür diyor. Sen kimsin ve kimi temsil ediyorsun ? Silahlı efendileriniz ipinizi gevşetmediği sürece tuvalete bile gidimezsiniz . Terör örgütünün kalkan yaptığı vatandaşlar için hangi tepkiyi verdiniz? Terör örgütüne sorumluluk yükleyip yeter artık dediniz mi? Sizin nifak tohumlarınız kök salamaz. Apo’yu peygamber diyenlerin bu topraklarda muhatabı yoktur. Vesayet altına şekillenen köy yakan, faili meçhullere karışan bir devlet yok. Biz önce millet önce insan diyoruz. Devleti cani gibi göstermeye kaldırmak büyük bir vicdansızlıktır. Terör örgütünün tüm tahriklerine rağmen hak ve özgürlükleri esas alan bir anlayışımız var.”dedi

SALDIRIYA UĞRALAN ULUDERE KAYMAKAMI

Başbakan Erdoğan, “Taziyeye gelen kaymakamı öldüresiye dövüp, linç etmek insan diye geçinen müsveddelerin işidir, Kürt vatandaşlarımın değil. Bırakın yasımızı tuttalım. Sizin hiç insafınız yok mu ? Fırsatçı siyasetçiler kadar bazı medya organları bu olayı istismar ediyor. Dertleri acıyı paylaşmak değil. ‘Ben eli silah olanlardan korkmadım Kasımpaşalı Tayyip ‘den mi korkacağım’diyor. Derdim kimseyi korkutmak değil . Kasımpaşalı Tayyip olmaktan şeref duyuyorum. Kasımpaşa’dan çıkan bir evladı olarak bizi bu makamlara getiren milletime hizmet etmekten gurur duyorum. Bizim istikametimi millet çizdi. Bunlar gibi taşeron fikirlerini alacak değiliz . “dedi

BDP VE CHP’YE ELEŞTİRİ

Hadisenin ardından CHP’nin yaptığı açıklamayı sorumsuzlur örneği olarak değerlendiren Başbakan Erdoğan, “CHP Genel Başkanı bu olayı “33 Kurşun”a eş tutarak çok ciddi bir sorumsuzluk örneği sergiledi. Biz BDP’nin terör baronlarından aldığı istikametle olayı bir nifak girişimine sokmaya çalıştığını anlıyoruz . Ama CHP ‘nin PKK ve BDP’nin diliyle konuşmasını anlamakta güçlük çekiyoruz. Bu kadar örtüşmesi son derece dikkat çekicidir. Seçim meydanlarında gördüğümüz ittifakı bugün taziye çadırlarında görüyoruz. BDP’nin peşine takılması çok hazindir. Mustafa Muğlalı olay CHP’nin eseridir. Uludere’de kardeşlerimizi yalnız bırakmayacağız. Bu hadise üzerinden yürütülen nifak sokma girişimlerine kimse prim vermesin. Otobüse molotof atmayı tanımlamak mümkün müdür. Molotof kokteyini de silah yasayacak yasayı da geçiriyoruz. Çünkü Serap kızımızı öyle kaybettik. Vatandaş ticaret yapıyor, cam çerçeve iniyor. Otobüs duraklarının ne gühanı var. Bunlar müsvedde bile değil bunlar işe bile yaramıyor. Terörle mücadele kararlı bir şekilde sürecek. Teöristler nerede olursa olsunlar etkisiz hale getirilceğiz. Meydanı terörün uzantılarına bırakmayacağız.”dedi

İSMAİL HANİYE, GRUP TOPLANTISINDA

Gazze’deki Filistin Hükümetinin Başbakanı İsmail Haniye grup toplantısına gelerek Başbakan Erdoğan’ın konuşmasının bir bölümünü dinledi.

Yorum Yok
read more

İki Fotoğraf Arasındaki Farkı Bulunuz

16 Şubat 2011

İran’a resmi ziyaret yapan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, dini lider Ayetullah Seyid Ali Hamaney’in huzuruna ayakkabıları çıkartılarak kabul edildi. 2009 yılında İran’a giden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise Hamaney ile aynı mekandaki görüşmeye ayakkabılarını çıkarmadan girmişti.

İran’ın başkenti Tahran’da önceki gün düzenlenen muhalefet gösterileriyle aynı zamanda İran ziyaretine başlayan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül dün dini lider Ayetullah Seyid Ali Hamaney’i ziyaret etti.

İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad ile Hamaney’i ziyaret Abdullah Gül’ün çorapları çekti. Bu durum, 26-27 Ekim 2009′da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı İran gezisini hatırlattı.

Başbakan Erdoğan’ın dini lider Ayetullah Seyid Ali Hamaney ile görüşmesinde ayakkabılarını çıkarmamıştı.

Devlet bakanları Cevdet Yılmaz, Mehmet Aydın ve Zafer Çağlayan, Enerji ve Tabii Kaynakları Bakanı Taner Yıldız, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’ndan oluşan heyet ile gerçekleşen İran gezisine damga vuran en önemli gelişme İran’ın nükleer programına verilen desteğin yinelenmesi olmuştu

Yorum Yok
read more

Demirtaş tan Erdoğan,a sert sözler

25 Ekim 2010

Demirtaş'tan Erdoğan'a sert sözler

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Erdoğan’ı eleştirdi KCK’da savunmaların Kürtçe yapılacağını söyledi.
 BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, ”Kürt sorunu siyasal bir sorundur, hukuki bir sorun değil” dedi. Demirtaş, KCK’da asıl yargılananların kendileri olduğunu söyleyerek, sanıkların savunmalarını Kürtçe yapacaklarını ifade etti. İşte Demirtaş’ın Erdoğan’ı da sert bir dille eleştirdiği o sözleri;

Demirtaş, Terör örgütü PKK’nın şehir yapılanması olarak bilinen ”Kürdistan Topluluklar Birliği/Türkiye Meclisi (KCK/TM) yapılanmasıyla ilgili dava duruşmasını izledikten sonra, Büyükşehir Belediyesi önünde toplanan kalabalığa hitap etti.

Duruşmaların iddianamenin okunmasıyla devam ettiğini anlatan Demirtaş, iddianamenin okunmasının bugün de tamamlanamadığını kaydetti.

“ERDOĞAN’A SERT SÖZLER”

KCK davasının her yönüyle siyasi bir dava olduğunu, sonuçlarının siyasi sonuçlar doğurduğunu ve mahkemenin sonuçlarının da siyasi sonuçlar doğuracağını öne süren Demirtaş, şöyle dedi:

”Kürt sorunu siyasal bir sorundur, hukuki bir sorun değil. ‘Savcıların, hakimlerin çözebileceği bir sorun değildir’ diyoruz. Başbakan artık şunun bunun yargılanması için çaba sarfetmekten vazgeçsin. Türkiye için ne yapacak, hangi adımı atacak şimdi bunu hatırlasın. Ateşkes için çaba sarfetmiş çevreler, çıkıp Kürt sorunu ile ilgili hükümetten ne istiyor, onu açıklasın. Başbakan çıkıp BDP’yi suçlayacağına, Kürtler için ne yapacak artık onu açıklasın. Eğer çantası boş ise, onu da açıklasın. Çıkıp dese ki ‘Biz yapacaklarımızı yaptık bundan sonra hiçbir adım atmayacağız. Biz bu kadarını uygun gördük. Bundan sonra Kürt sorunu için atacağımız adım yok’ desin. Bu da anlaşılır ve saygındır. Ama kandırmaya çalışıyorlar, oyalayarak, artık bu siyasal idareyi teslim alamayacağını da öğrenmiş olması lazım Sayın Başbakan’ın.”

“TV’DE VAR MAHKEMEDE YOK”

Demirtaş, ”Bir halkın kendi anadilini, sadece devletin televizyonunda kullanabildiğini ama, mahkemede bile kullanamadığını ve öyle bir anlayışın olamayacağını” ifade etti.

KCK davasında, ”Hepsi Türkçe de bilse arkadaşlarının, kendi anadilinde savunma hakkı olduğunu” ifade eden Demirtaş, önümüzdeki günlerde arkadaşlarının ”Ana dillerinde savunma yapmaya başlayacaklarını” söyledi.

TCK’nın 220 ve 314. maddeleri ile Terörle Mücadele Kanunu’nun 7. maddesinin değişmesi gerektiğini belirten Demirtaş, ”Yoksa çözüm mahkemelerde bulunamaz. Mahkemeler tıkanmış durumda. Halkı bu şekilde mahkemeler yargılayamaz. Parlamentoyu göreve çağırıyoruz. Başbakan madem ki ”Bu sorunun çözüm yeri parlamentodur’ diyor. O halde tutuklu siyasetçilere rehine muamelesi yapmaktan vazgeçsin” diye konuştu.

“ORADA YARGILANAN BİZİZ”

KCK davasının ”Türkiye’yi kana bulayanların davası olmadığını” ifade eden Demirtaş, şöyle dedi:

”Orada yargılanan biziz, bizim irademizdir, onurumuzdur, geleceğimizdir. Orada yargılanan bu halkın verdiği oylardır. Eğer onlar özgür kalamaz ise, bu halk özgür kalamaz. Bunun altını çiziyorum. Siyasetçilerimizin istisnasız tamamı özgür kalmazsa, bize de özgürlük yok demektir. Bu nedenle canla başla çalışacağız. Burada hukuksuzluğu, zulmü herkese anlatacağız. Burada bir terörist davası görülmüyor, bir halkın özgürlük davası görülüyor. Arkadaşlarımız serbest kalıncaya, özgürlüklerine kavuşuncaya kadar da biz sahipleneceğiz, onları yalnız bırakmayacağız. Bu nöbet her gün güçlenerek devam etmelidir.’

Yorum Yok
read more

Erdoğan Eşit Askerliği beğendi

21 Ekim 2010

Erdoğan 'Eşit Askerlik'i beğendi

Başbakan Erdoğan, İklim Değişikliği Zirvesi için Yunanistan’ın başkenti Atina’da gazetecilerin sorularını cevapladı.
Askerlik konusunda Genelkurmay Başkanı Org. Işık Koşaner’le görüşen Başbakan Erdoğan “Çalışma güzeldi, devam ettireceğiz” dedi.

İklim Değişikliği Zirvesi için Yunanistan’ın başkenti Atina’ya gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Büyük Britanya Oteli’ne geçişinde gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Erdoğan, Orgeneral Koşaner ile yaptığı görüşmede değerlendirilen ”eşit süreli askerlik sistemine” ilişkin bir soru üzerine ”Konuyla ilgili bugün bendendeğerlendirme almayın” dedi.

Ancak Erdoğan, şöyle devam etti: ”Çalışma güzeldi, devam ettireceğiz daha.”

Yorum Yok
read more