Erdoğan komşuda lafını çekmedi

Türkiye ile Yunanistan arasında 22 anlaşma imzalandı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye ile Yunanistan arasında hususi damgalı (yeşil) pasaportlara vizenin kalktığını söyledi. Erdoğan, Ege Denizi’nin barış denizi olması gerektiğini söylerken Ruhban okulu konusunda da çalışmaların devam ettiğini ifade etti. Erdoğan bir Yunan gazetecinin “işgalci sözlerine” ise Türkiye’ye Kıbrıs’ta ahlaksızlık yapıldığını söyledi.
Erdoğan, umuma mahsus (lacivert) pasaportlar için de vizenin kalkmasını temenni ettiğini söyledi. Avrupa Birliği ülkelerinde uygulanan Schengen sisteminden Türkiye’nin de yararlanması gerektiğini belirten Erdoğan, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile müzakere sürecindeki bir ülke olarak Schengen’e de dahil edilmesi gerektiğini ifade etti.
İşte Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Yunanistan ziyaretinde düzenlenen ortak basın toplantısındaki sözleri;
“SIRBİSTAN’A UYGULANAN BİZE DE UYGULANSIN”
Bakınız şu anda bir adım atıldı. Bu adım hususi pasaportlarla ilgili vize şartı ortadan kaldırıldı. En kısa sürede mavi pasaportlar için bunu daha geliştirilmiş biçimde olmasını istiyoruz. Sırbistan’a uygulananın Türkiye’ye de uygulanması gerektiğini düşünüyorum ve bunu da kendileriyle de oturup konuşacağız. Sırbistan, müzakereci bir ülke değil ancak Türkiye böyle bir ülke. Bu adımların atılması gerekiyor.
Bakınız enerjide biz Yunanistan’a doğalgaz vermeye başladık. Bunu İtalya konusunda da geliştirilmesini istiyoruz.
Ulaşımda çok ciddi çalışmalar yapıyoruz. Böylelikle bu bölgede ciddi bir turizm patlamasını bekliyoruz.
Eğitimde de müşterek adımlar atabileceğimizi düşünüyorum. Bu konuda her iki ülkenin bakanı görüşte ve imzalar attı.
Terör konusunda Yunanistan’ın da ciddi sıkıntaları oldu. Türkiye’nin de var ve bu konuda birlikte müşterek adımlarla aşabileceğimizi inanıyorum ya da asgariye indirebiliriz.
Şu anda dünyada çevre hassasiyeti giderek artıyor. Türkiye olarak dayanışma içerisinde bu süreci de destekleyeceğimizi belirtmek istiyorum.
“TEĞET GEÇTİ DİYORUM AYNI FİKİRDEYİM”
Şu anda küresel finans krizin kaynağı neresidir belli. Bu kriz ABD’den başlamıştır bunu görmemiz lazım. Türkiye’yi de ben söyledik teğet geçti bugün de söylüyorum evet teğet geçti. Biz hiçbir bankamızı fona devretmedik, sigorta şirketlerine bişey olmadı. Tabii Yunanistan’da bu sıkıntılar yaşandı inanıyorum gerekli önlemlerin alınması halinde bu sorunun kısa sürede aşılabileceğini düşünüyorum.
Bizim Yunanistan ile olan dış ticaret hacmini çok önemsiyorum. 2008′de tabii çok ciddi değil bu rakamlar. Düştüğümüz nokta 2,5 milyar dolar gibi bir seviyeye düştük. Bunu en kısa sürede 5 milyar avro’ya çıkarmamız lazım. Bu irade her iki taraftada var. Bu adımı birlikte gerçekleştirebiliriz hiçbir sorun yok.
“AB SÜRECİNİN DESTEKLENMESİNİ İSTİYORUZ”
AB üyeliği sürecinde Yunanistan hükemetinin bizleri aynı şekilde destekleyeceğine inanıyorum. Dayanışmamız ve arkadaşlarımızın görüşmeleri de aynı süreçte devam edeceğini düşünüyorum. AB konusunda Türkiye’nin tam üyelik dışında herhangi bir hedefi yoktur bunun böyle bilinmesini istiyoruz.
Kıbrıs’ta yeni bir Cumhurbaşkan’ı seçildi ancak süreç kaldığı yerden devam edecektir. Yunanistan garantör ülke, Türkiye garantör ülke birlikte mi değerlendirelim olur hepbirlikte yapalım. Bunu en geniş manada değerlendirebiliriz Türkiye olarak bunların hepsine varız. Hazır olan Türkiye bunun bilinmesini istiyoruz. Bu arada birşeyi de özellikle ifade etmekte fayda görüyorum. Ben Yunanistan olarak süreci desteklemelerini ve sürece destek vermelerini istiyorum. Soru işaretleri artarak devam etmemeli. Yıl sonuna kadar hedefe varabiliriz diyorum.
EGE BARIŞ DENİZİ OLSUN
Ege Denizi’nin ayrıştırıcı bir deniz olduğunu kabul etmiyoruz, birleştirici olsun. Başkaları bunu halletmeyecek oturup anlaşacağız biz halledeceğiz. Komşunuz kadim dostumuz hatta akrabalarınız ve hatıralarınız olduğu Türkiye sizin yanınızdadır.
AZINLIK SORUNU
Öncelikle Ege’de tabii adeta uçakların bir bombardıman uçağı olarak bombaları bağlamış biçimde uçmalarını istemiyoruz. Eğer tatbikat varsa yine de bombalı uçmasın. Zaman içerisinde de tamamen bu uçuşların olmamasını istiyoruz.
Silahlanma konusunda yapılan yatırımlar başka alanlara yapılmasını engelliyor. Ben açık konuşmayı seviyorum öyle de yapıyorum. Bir ülke yapsın diğer ülke yapmasın olmuyor.
“SEÇİLMİŞ MÜFTÜ ATANSIN”
Bir diğer konu aynı şekilde Batı Trakya’da seçilmiş müftü yok atanmış müftü var. Biz burada Yunanistan’dan aynı şekilde bir adım bekliyoruz. Yunanistan orada seçilmiş müftüyü atasın ve böylelikle bu sorun ortadar kalksın. Nasıl patriği seçme hakkını biz bulmuyorsak oradaki Müslüman’ların liderini de Yunanistan’ın seçmesi uygun değildir.
Yıllardır Büyükada’da bir yetimhane var. Ben bizzat oraya gidip yerinde gidip gördüm. Baktık ve şu anda yargı süreci uluslararası hukuka dayandırılmış durumda. Ben gerekçeli kararı bekliyorum ve geldiği zaman kendisine burayı teslim edeceğiz. Hakikatten çok güzel yerde.
Ruhban okulu konusuna gelince MEB konusunda çalışıyorlar ve en kısa sürede çözüleceğini düşünüyorum.
RUM GAZETECİNİN İŞGALCİ SORULARI
Demokrasi ülkesinde benim çok demokrat cevaplar vermem gerekiyor. Bunlardan birincisi özellikle o karar konusunda TBMM neden böyle bir karar almıştır üzerinde durulması gerekiyor.
Bu uçaklar bomba bağlı olarak uçmasın söylüyorum. Şu anda Türk uçakları böyle uçmuyor ancak Yunanistan uçakları bomba bağlı olarak uçuyor. NATO’da tüm kayıtlar var. Bakın şimdi sizin ihlal olarak nitelediğiniz o ihlallerin hiçbiri NATO kayıtlarında ihlal olarak geçmiyor. Dediğim gibi öncelikle şu bombalı uçakların uçmaması lazım, bunu çözmemiz lazım.
TSK’nın Kıbrıs’ı işgali sorusu. Biz kısa süre önce bi Annan Planı meselesini geçirdik. Bu çalışmaları bizzat Sayın Annan’dan bunu rica eden benim. Davos’ta bunu rica etmiştim sonra da başladı. Sayın Annan bu konuya girmek istemiyordu bizim ricamız üzerine girdi. Bu konuda biz Rumlardan bir adım önce olacağımızı söyledim. Tüm hazırlıklar yapıldı ve bu çalışmalarda Nisan 2004. Tüm bu çalışmalardan sonra geldiğimiz nokta şu oldu: Biz bunu erteleyelim! Sayın Annan da orada. Ne diyorsun dedi! Biz size söyledik bunu burada bitirmeyiz refaranduma yapalım. Orada imzalar atıldı. Bir hafta sonra referandum yapıldı sonra ne oldu. Türkiye tarafı yüzde 65 evet dedi Yunan tarafı yüzde 75 hayır dedi. Orada TSK’nın belli bir takvimde sayısının indirilmesi vardı. Yunanistan’ında askeri var. Netice Güney Kıbrıs, AB’ye alındı. AB’den bizzat takip edildi ama Kuzey alınmadı. Verilen sözler yerine gelmedi. Bu sözler tutulmadığı için Türkiye bir garantör olarak KKTC’nin yanındadır.
Böyle bir süreç yaşanmıştır. Eğer burada yıl sonuna kadar iyi bir çalışma yaparsak, sorunu çözebiliriz.




Sosyal Medya