7 Haziran 2010

Allah Elçisi şöyle buyuruyor:“Efsun yapmak, nazar boncuğu takmak, kadınların kocalarına kendilerini sevdirmek için sihir yapmak, ŞİRK (Allah’a ortak koşmak)tır”
Ancak bir hususa değinmekte yarar görüyorum. Çünkü halkımız “nazar var mıdır, varsa İslâm’ın Bakış açışı nedir?” diye çok soru sormaktadır.
Bu konuda Peygamberimiz şöyle buyuruyorlar: “Nazar haktır (gerçektir).”“Nazar insanı mezara, deveyi kazana koyar”“Mahiyeti ve nasıl olduğu kesin olarak bilinmemekle birlikte, nazar veya göz değmesi, yani bazı kimselerin bakışları ile bazı olumsuz etkilerin meydana gelmesi dinen de kabul edilmektedir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de (Kalem Sûresi, Ayet: 51-52)“… İnkar edenler Kur’ân’ı dinlediklerinde, neredeyse seni gözleriyle yıkıp devireceklerdi” buyrulmaktadır.Hz. Aişe (R.A.)’nin naklettiği bir hadis-i şerifte de Hz. Peygamber (S.A.S) “Nazardan Allah’a sığının, çünkü nazar (göz değmesi) haktır.” (İbn Mâce, 2/1159 Hadis No: 3508) buyurmuştur.Resulullah (S.A.V)’ın nazar değmesine karşı, “Ayetü’l Kürsr ‘ ile ihlâs ve Muavvizeteyn (yani Felak veNas) Sûrelerini okuduğu ashabına da bunları okumalarını tavsiye buyurduğu (Tecrid tercemesi, 12/90, Hadis No: 3508) buyurmuştur.Öyleyse “İsabet-i ayn” denilen nazar vardır ve gerçektir.
7 Haziran 2010

Sorunuzu bu kainatta insanların yaşadığı başka gezegenler, başka küreler var mı? şeklinde değerlendiriyoruz. Aksi halde, bir milyonu aşkın hayvan alemleri gösteriyor ki bu kainatta hayat sadece insan hayatına münhasır değil. Öte yandan, başta Kuran olmak üzere bütün semavi kitaplar, melekler ve cinler alemini haber verirler. Denizlerde balıkları, ormanlarda ceylanları, kanımızda al ve akyuvarları yaratan bir kudret, elbette yıldızlar alemini boş bırakmamıştır. O nurani alemlerin de kendilerine göre sakinleri vardır.
Başka kürelerde insan olup olmadığı konusuna gelince, bu konuda şu anda kesin bir bilgi yok, ancak ihtimalden de uzak değil. “Arzı da yedi kat semavat gibi yarattık” ayetinin tefsirinde, ağırlıklı olarak, toprak tabakasından magmaya kadar yedi tabaka bulunduğu üzerinde durulmakla birlikte, yer küremiz gibi altı tane daha kürenin mevcut olabileceği ihtimaline de yer verilmiştir.
7 Haziran 2010

Allah kainatı neden yarattı?
Şu kainatın ve içindeki varlıkların Sanii olan Cenabı Hak, şu kainatı çok ciddi gayeler için yaratmıştır. Kuran bunu şöyle bildirir:
“Biz göğü, yeri ve bu ikisi arasında olanları oyun olsun diye yaratmadık.”
(Enbiya suresi, 16)
“Göğü, yeri ve bu ikisi arasında olanları boşuna yaratmadık.”
(Sad suresi, 27)
Bütün varlıklar kendilerine mahsus dillerle yüce yaratıcıyı tesbih ve takdis ederler. Kendilerine tevdi edilen görevleri büyük bir zevk ve şevkle yerine getirirler. Mesela güneş bir saniye bile geri kalmadan kendine çizilen yörüngede yoluna devam eder. Irmaklar bir cuş u huruşla denizlere doğru akar. İnsanın emrine verilen hayvanlar tam bir itaatle ona hizmet eder.
Ayrıca, kâinat yaratılmasaydı Allahın sıfatlarının ve isimlerin o sonsuz kemali ve güzelliği bilinmeyecekti. Bu bilgi sadece Allaha mahsus kalacaktı. Cenab-ı Hak isim ve sıfatlarının manevi güzelliklerini tecelli ettirmekle, kendi cemal ve kemalini bu eserlerinde kendisi bizzat müşahede buyurduğu gibi, melekleri, insanları ve cinleri de bu şereften, bu lütuftan hissedar etmek diledi.
Mahlukatı yaratıp yaratmama hususunda Allah, İlahi tercihini yaratma şeklinde yapmış ve bu tercih mahlukat için sonsuz bir rahmet olmuştur. Yoksa, bir ismi Samed (Her şey ona muhtaç, O ise hiçbir şeye muhtaç değil) olan Allahın bu alemi yaratmasının, haşa!, bir ihtiyaçtan geldiği düşünülemez.
7 Haziran 2010

Allah Teala tarafından emredilmiş ilahi bir yasadır. Aklı başında olan , öz iradeye sahip olan her insanın yapması gereken bir yasadır.
Allah (c.c) nin koyduğu bu kanunu yerine getiren her insanı hayırlı işlerle uğraştıran bir nizamdır. Dünya ve Ahiret te mutluluğa manevi hazza ulaştıran. Allah (c.c) Emir buyurduğu kanundur.