31 Mayıs 2010

Yassıada’da Menderes ve arkadaşlarını idama götüren ifadelerin büyük bir bölümü şahit olarak dinlenen kimlerdi?
Zaman Gazetesi’nden Abdullah Kılıç’ın kaleminden yayınlanan “Yassıada Gerçeği” adlı yazı dizisi bugün sona erdi. Dizinin son bölümünde 27 Mayıs’ın bilinmeyen yönleri tüm çarpıklığıyla gözler önüne serildi. İşte son bölümden can alıcı noktalar:
Yassıada’da Menderes ve arkadaşlarını idama götüren ifadelerin büyük bir bölümü şahit olarak dinlenen CHP’li siyasetçiler, aynı ideolojiyi paylaşan bürokratlar ve askerlere aitti. Bunlar arasında öyle bir isim vardı ki hem ifadeleri hem de ilişkileri oldukça şaşırtıcıydı. Bu isim Prof. Dr. Hüseyin Nail Kubalı’ydı.
Kubalı, 27 Mayıs sabahından itibaren darbecilerle iş tutmaya başlamış ve MBK ile İsmet İnönü arasındaki irtibatı sağlayan en önemli kişi olmuştu. Yassıada duruşmalarında bir yandan Menderes aleyhine şahitlik yaparken bir yandan da onun ve arkadaşlarının asılmasını sağlayacak kanunları hazırlıyordu. Hatta Cemal Madanoğlu’nun “3 ay içinde idareyi sivillere devretmeyi düşünüyoruz.” şeklindeki sözlerine tepki göstermiş, şöyle demişti: “En az 1,5 yıl bir yere gitmemelisiniz. Önce cezaları verilmeli, infazlar yapılmalı. Sonra seçim olmalı…”
Kayserili politikacılardan Prof. Dr. Turhan Feyzioğlu ise zaten 27 Mayıs yönetiminin de milli eğitim bakanıydı. O da tanık olarak geldiği Yassıada’da görevini ifa etmişti. İstanbul’da meydana gelen birçok olayı bastırmakla görevli olan İstanbul Sıkıyönetim Komutanı Orgeneral Fahri Özdilek, ihtilal kadrosunda yer aldığı için yargılanmadı. Ancak Yassıada’ya gelip DP aleyhine şahitlik yaptı.
Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın yaveri Tümgeneral Refik Tulga, 27 Mayıs’tan sonra İstanbul valisi yapılarak ödüllendirildi. O da 6-7 Eylül Olayları ile ilgili aleyhte şahitlik yaptı. Tanık olarak dinlenen isimlerden biri de bir dönem Menderes hükümetinde maliye bakanı olarak görev yapan Ekrem Alican idi. Yassıada’da tanık sıfatıyla dinlenen Alican, ihtilalcilerin maliye bakanı olmuştu.

Ünlü tarihçi Prof.Dr. Osman Turan’a dayak atıldı!
Yassıada’da tutuklu bulunan Prof. Dr. Osman Turan, ada komutanı odaya girdiği zaman ayağa kalkmadığı gerekçesiyle sopayla dövülmüştü. Yaklaşık bir saat dövülen Turan, kan revan içinde kaldıktan sonra ‘ölecek’ endişesiyle bırakıldı.

Genelkurmay Başkanı Rüştü Erdelhun Paşa’nın apoletleri söküldü
27 Mayıs darbesi yapıldığı zaman genelkurmay başkanı Rüştü Erdelhun Paşa idi. Darbeciler onu cuntanın başına geçmeye ikna edemeyince, emekli olmasına rağmen Cemal Gürsel’de karar kıldı. Darbe gecesi apoletleri sökülen, hırpalanarak götürülen Rüştü Paşa, İstiklal Madalyası sahibi, Kurtuluş Savaşı’nda bulunmuş bir askerdi. İstanbul’da meydana gelen olaylardan sorumlu tutulmuştu. Yassıada’da bu yüzden idamla yargılanmış, eziyet görmüştü. İstanbul’daki olayları bastırmakla görevli iki general Fahri Özdilek ve Refik Tulga ise davaya bile dahil edilmemişti.

Yassıada’da hayatını kaybeden sanıklar
Eski bakan ve İstanbul valilerinden Lütfi Kırdar, Topkapı ve Ankara olayları davasında yargılanıyordu. 17 Şubat 1961 günü mikrofon başında ifade verirken kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti.
Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu Üyesi Lütfi Şaylan, 16 Haziran 1960′ta öldü.
İstanbul Milletvekili Yusuf Salman, 28 Kasım 1960′ta öldü.
İstanbul Emniyet Müdürü Faruk Oktay, 30 Eylül 1960′ta öldü.
Afyon Milletvekili Gazi Yiğitbaşı, eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Nuri Yamut, Bursa Milletvekili Kenan Yılmaz yine Yassıada’da yagılanırken hayatlarını kaybetti.

İmralı’da idam hazırlıkları
Yassıada’da duruşmalar devam ederken eylül ayı başında İmralı’ya çok sayıda kelepçe getirildi. 50′nin üzerinde darağacı yapıldı. Yine 50′ye yakın mezar yeri açıldı. Hapishanelerden çok sayıda cellat adaya gönderildi.

Menderes son yolculuğunda
Celal Bayar, Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın da aralarında bulunduğu 13 kişi, 15 Eylül 1961′de idama mahkûm edildi. Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın idamı 16 Eylül’de gerçekleştirildi. Hasta yatağından kalkamayan Menderes ise takviye ilaçla ayakta duracak hale getirildikten sonra 17 Eylül sabahı idam edildi. Diğerlerinin idam cezası kaldırıldı. Üç arkadaş İmralı’da yan yana mezarlara defnedildi. Menderes, Zorlu ve Polatkan’ın naaşları, 17 Eylül 1990′da merhum Cumhurbaşkanı Özal tarafından devlet töreni ile İstanbul Topkapı Mezarlığı’ndaki ‘Anıt Mezar’a nakledildi.
MENDERES’İN AYAKTA DURACAK HALİ KALMAMIŞTI

Milli Birlik Komitesi, duruşmaları gözetliyor
MBK, Yassıada’da ne olup bittiğini günü gününe takip ediyordu. Hemen her duruşmaya MBK’dan bir ya da iki asker katılıyordu. MBK üyelerinin, dava aralarında hâkim ve savcılarla bir araya geldiği de sır değildi. Hatta son duruşmaların birinde bir MBK Üyesi, Hâkim Başol’a, “100 idam bekliyoruz, bak 99 değil.” demişti. Üstteki fotoğrafta MBK Üyesi Fikret Kutay, duruşmayı izlerken görülüyor.

Adnan Menderes’in artık ayakta duracak gücü yok
27 Mayıs 1960′ta Yassıada’ya getirilen Adnan Menderes, idam edildiği 17 Eylül 1961 tarihine kadar burada çok kötü muamelelere maruz kaldı. 200′ün üzerinde duruşmaya katıldı. Bu duruşmalarda hakaretlere uğradı. Ama artık dermanı kalmamıştı. İşte son duruşmaların birinde Menderes, ayakta duramayacak halde kararı dinlerken…

Darbeciliği, Yassıada’da öğrendiler
Yakın dönemde darbe, postmodern darbe, andıç ya da siyasete müdahale planlarıyla adlarını duyduğumuz generallerin hemen hepsi, Yassıada’da görev almış genç subaylardı. Yassıada’daki görevleri onlar için yol açıcı olmuş ve hayatlarını yönlendirmişti. Bu subaylar, sonraki meslek hayatlarında, 27 Mayıs darbesinden aldıkları ilhamla çoğu zaman siyasete müdahale planları içerisinde yer almıştı. Kimlerdi bunlar? Şener Eruygur, Hurşit Tolon, Çetin Doğan , Çevik Bir, Tuncer Kılınç, Altay Tokat, Kemal Yılmaz, Yaşar Büyükanıt, Fevzi Türkeri, Teoman Koman, İlhami Erdil, İsmail Hakkı Karadayı Bu isimlerin, bugüne kadar 27 Mayıs ve Yassıada hatıralarından bahsetmemiş olması da hayli ilginç…
31 Mayıs 2010

PKK karakol bastı, maden ocağına saldırdı, koruculara ateş açtı. Türkiye bir günde 3 ilde 7 şehit verdi.
PKK 4 saldırı gerçekleştirdi. Türkiye 3 ilde 7 şehit verdi.
İLK SALDIRI ŞIRNAK’TA
Şırnak’ın Namaz Dağı eteklerindeki Güneyçam Köyü’n deki karakolun emniyeti için oluşturulmuş Gevenli Tepe Üs Bölgesi’nden, yol güvenliği için arama tarama yapan bir grup asker, dün saat 05.45’de PKK’lı teröristlerin saldırısına uğradı.
Uzun namlulu silahlarla açılan ilk ateşte bir uzman çavuş ile Denizlili Piyade Er Muhammet Özbek ve geçici köy korucusu Abdullah Bilir şehit oldu, 2 asker yaralandı. Askerlerin karşı ateşiyle ormanlık alana kaçan teröristlerin etkisiz hale getirilmesi için hava destekli operasyon başlatıldı.
ÇUKURCA’DA ATEŞ AÇTILAR
Hakkâri’nin Çukurca İlçesi’nde dün sabah PKK’lı teröristlerin açtığı ateş sonucu 3 asker yaralandı.
PERVARİ’DE KÖY KORUCULARINA SALDIRI
Siirt’in Pervari İlçesi yakınlarında güvenliği sağlayan köy korucularına da dün akşam teröristler uzun namlulu silahlarla ateş açtı. Saldırıda korucular Abdulrezzak Kaçhan, Abdulmecit Özkan ile Metin Yıldırım şehit oldu, 5 korucu yaralandı. Korucuların karşılık vermesiyle çatışma çıktı. Teröristler ormanlık alana kaçtı. Hatay’ın Kisecik Köyü yakınlarındaki bir maden ocağına dün 21.30’da teröristlerce saldırı düzenlendi. Çıkan çatışmada bir özel güvenlik görevlisi şehit olurken, iki özel güvenlik görevlisi yaralandı. Çatışmada bir terörist öldürüldü.
Başbakan Tayyip Erdoğan, şehitler için Brezilya’dan başsağlığı diledi.
HATAY’DA MADEN OCAĞI BASTILAR
Hatay’da Kisecik köyü yakınlarındaki bir maden ocağını basan teröristlerle özel güvenlik görevlileri arasında çıkan çatışmada ocaktaki 1 özel güvenlik görevlisinin hayatını kaybettiği; 1 güvenlik görevlisinin de ağır yaralandığı bildirildi.
Çatışmada, 1 teröristin de öldürüldüğü öğrenildi. Daha önce yaralı olduğu bildirilen askerin, özel güvenlik görevlisi olduğu belirlendi.
Edinilen bilgiye göre, Manos Dağları’nın Antakya uzantısındaki Kisecik mevkiinde Nato Yolu üzerindeki Eti Krom Maden Ocağı’na teröristlerce roketatarla saldırı düzenlendi.
Saldırı sırasında maden ocağındaki özel güvelik görevlilerinden Mustafa Dolumay (28) hayatını kaybetti, Sabri Pekmez (28) de ağır yaralandı.
Güvenlik görevlilerinin karşılık vermesi sonucu da 1 terörist öldürüldü.
Olay sonrası Dolumay’ın cesedi ve yaralı Pekmez, Antakya Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Hatay Valisi Mehmet Celalettin Lekesiz, hastaneye gelerek yaralı Pekmez hakkında bilgi alarak, ailesi ile görüştü.
Olayın ardından bölgede operasyon başlatıldığı bildirildi.
31 Mayıs 2010

Emniyet teşkilatının ihtiyacını gidermek için 20 bin polis alınacak. İşte yeni polis olmanın şartları…
TBMM Başkanlığı’na sunulan kanun teklifi ile Milli Eğitim Bakanlığı’na 70 bin öğretmen ve Emniyet’e 20 bin polis alma yetkisi tanındı.
AK Parti milletvekilleri tarafından sunulan kanun teklifinin 1 Temmuz’dan önce Meclis’ten çıkartılacağı bildirildi. Kanun teklifinde 70 bin öğretmen kadrosunun bundan sonraki yıllarda atama için kullanılacağı belirtildi.
Teklifte bu yıl içinde atanmak üzere 25 bin yeni öğretmen kadrosu verilmesinin de öngörüldüğü kaydedildi. Teklif sayesinde Emniyet Genel Müdürlüğü’nde 20 bin yeni polis kadrosu açıldı. Bu kadrolara yapılacak atamaların bu yıl başlayacağı vurgulandı.
Polislikte yaş sınırı da teklifle yükseltiliyor. 27 olan yaş sınırı 28′e çıkartılırken, askerliğini yapmış kişiler için daha önce 29 olarak belirlenen sınır 30′a çıkarılıyor.
Teklif, Polis Akademisi öğrencilerinin aldıkları yetim aylıklarının kesilmemesini öngörüyor.
31 Mayıs 2010

Fenerbahçe’de bir devir daha yavaş yavaş kapanıyor. Brezilyalı yıldız Alex de Souza ile yollar ayrılıyor…
Fenerbahçe bir devir daha yavaş yavaş kapanıyor.. Ama bu sefer diğerlerinden çok farklı.. Sarı-lacivertli formayla sadece kendi taraftarını değil, Türkiye’yi kendine aşık eden Alex de Souza, gollere, asistlere boğduğu F.Bahçe’deki son sezonunu geçirecek olmanın hüznünü yaşıyor..
Vatan’ın haberine göre: Sarı-lacivertli formayla 254 maça çıkıp 121 gol, 119 asistlik bir performans sergileyen ve F.Bahçe tarihinin en çok forma giyen yabancısı olan Uche’ye (293) yaklaşan Brezilyalı yıldız, sezon sonu bitecek sözleşmesi sonrası daha önce de söylediği gibi ülkesinde futbol yaşantısını sonlandıracak.
İLK YILINDA ŞAMPİYON OLMUŞTU
Yönetime bu konu hakkında bilgi veren Alex, Cruzeiro’da 1-2 yıl oynadıktan sonra F.Bahçe’nin de içinde olmasının beklendiği bir jübileyle futbolu bırakacak. Bu doğrultuda çalışmalara başlayan kaptan, eşi Daianne’in Temmuz’un ilk haftasında gerçekleşecek doğumundan sonra ilk kez İstanbul’da yalnız kalacak.
Brezilya’da kalarak oradaki düzeni kuracak olan bayan Alex, yeni doğacak çocuğuyla da daha fazla vakit geçirmek istediğini söyledi.
Takım arkadaşlarıyla tatile gitmeden önce ufak bir görüşme yapan 10 numaları yıldız, “İlk sezonumda şampiyonluk yaşamıştım.. Son yılımda da bunu yaşayıp, aklım arkada kalmadan gitmek istiyorum” ifadelerini kullanarak ayrılacağını ve sözleşmesini uzatmayacağını belirtti.
KAMPANYA BAŞLATILACAK
Futbolcular ise 28 Haziran’da başlayacak olan yeni sezon hazırlıklarıyla birlikte kaptan Alex için takım içinde kampanya başlatmayı düşünüyorlar… ‘Kaptanı uğurluyoruz’ tadında bir motivasyon şekli düşünen sarı-lacivertli futbolcular konuyu yönetime de bildirip, ortak hareket de edebilirler.
Kariyerinde 835 maça çıkıp attığı 320 golün yanına 255 de asist yapan kaptan, İstanbul’dan ayrıldığında Kanarya ne yapacak merak ediliyor.. Çünkü artık ‘F.Bahçe’ ismiyle özdeşleşen ve hangi hoca gelirse gelsin taktiğini üzerine kurduğu Alex, sarı-lacivertli camia için resmen fenomen