30 Nisan 2010

Yapılan araştırmaya göre internet kullanımında …Türk kullanıcılar, Avrupa’lıları solladılar..
Microsoft’un öncülüğünde gerçekleştirilen Mediascope 2010 araştırmasına göre Türkiye’de kullanıcıların yüzde 60′ı internete her gün bağlanıyor ve haftada 10 saatini sanal ortamda geçiriyor. Bu oran Avrupa’da yüzde 53 seviyesinde.
Genç ve dinamik nüfusuyla Türkiye, teknolojiye en hızlı ayak uyduran ülkelerden biri. Cep telefonu sahipliğinde başa güreşen
Türk toplumu, internet kullanımında da Avrupa’yı solladı. Zaman’ın hbaerine göre, Microsoft ile Avrupa İnteraktif Reklamcılık Birliği’nin (EIAA) ortak yaptığı
‘Mediascope 2010′ araştırmasına göre Türkiye’de internet kullanıcılarının yüzde 60′ı, her gün web’de dolaşıyor. Bu konuda Avrupa ortalaması yüzde 53′lerde.
Araştırma sonuçlarını, dün Microsoft Türkiye ofisinde bir basın toplantısı düzenleyen EIAA Başkanı Alison Fennah açıkladı. Fennah’ın verdiği bilgiye göre Türkiye nüfusunun üçte biri internet kullanıyor. Haftalık ortalama kullanım süresi ise 10 saat civarında. ‘Yoğun kullanıcılar’ olarak adlandırılan yüzde 24′lük kesim ise haftada ortalama 16 saatini internete ayırıyor. Türk halkı gazete ve dergi okumaya ayırdığı (haftada ortalama 4,4 saat) süreden çok daha fazlasını internet başında geçiriyor.
Türkler, interneti en çok e-posta okumak (yüzde 57), sohbet etmek (yüzde 55), film, TV ya da video klip izlemek (yüzde 39), sosyal paylaşım sitelerinde zaman geçirmek, (yüzde 38), yorum okumak, (yüzdü 35) ve film, TV programı ya da video klip indirmek (yüzde 34) amacıyla kullanıyor. Bu bulgu, internetin hem popüler bir eğlence hem de etkin bir iletişim aracı olarak kullanıldığını gösteriyor. İnternet tutkunlarının yüzde 80′i, en az bir internet aktivitesini hayatları için vazgeçilmez görüyor.
Kullanıcıların yüzde 53′ü interneti aile ve arkadaşlarla temas için kullanırken, yüzde 44′ü finansal işlemlerini web’den gerçekleştirdiğini söylüyor. Araştırmaya göre geniş bant internet abonelerinin yüzde 57′si kablosuz modem sahibi. Avrupa ortalaması ise yüzde 52.
Microsoft Türkiye Tüketici ve İnternet Servisleri Genel Müdürü Ebru Çapa ise internetin devreye girmesiyle tüketici alışkınlıklarında çok önemli değişimler meydana geldiğini aktardı. Buna ‘tüketici devrimi’ adı verildiğini ifade eden Çapa, bu değişimin daha da hızlanacağını kaydetti. İnternete ulaşımın yüzde 95 oranında bilgisayarlar aracılığıyla gerçekleştirildiğine dikkat çekerken, “Ancak kısa sürede bilgisayarların yerini cep telefonları ve etkileşimli TV’ler alacak.” dedi.
30 Nisan 2010
Bugüne kadar yeşil çayın antioksidan etkisi ve hastalıklarla savaşma özelliği biliniyordu. Şimdi de gözlere faydası olduğu bulundu
The Telegraph’ta yer alan habere göre , Hong Kong Chinese Üniversitesi ve Hong Kong Göz Hastanesi’nde görevli araştırmacıların sunduğu raporda, çalışmanın ilk kez mercek, retina ve diğer göz dokularının bu maddeleri nasıl absorbe ettiğini bulmaya yönelik olduğu belirtildi. Raporda, yeşil çayın glokom (göz tansiyonu) ve diğer yaygın göz hastalıklarını önlemeye yardımcı olabileceği açıklanıyor.
Journal of Agricultural and Food Chemistry isimli tıp dergisinde yayınlanan araştırmada, araştırmacılar yeşil çayda bulunan catechins (kateşin) isimli antioksidan türünün mideden gözdeki dokulara geçebildiğini söylüyorlar.
C ve E vitamini içeren kateşinlerin görmeye yardımcı olup olmadığı henüz bilinmiyor. Fakat araştırmacılar yeşil çay içirilen kobayların gözlerinin kateşinlerden yararlandığını buldular . Çalışmanın sonuçları, yeşil çay tüketiminin oksidatif strese karşı gözlere yararlı olabileceğini işaret ediyor.
30 Nisan 2010

Şemdinli’de terör örgütü PKK üyelerince açılan ateş sonucu şehit olan 2 askerin cenazeleri son yolculuğuna uğurlandı..
Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde terör örgütü PKK üyelerince açılan ateş sonucu şehit olan 2 askerden Uzman Çavuş Erkan Ayas, Amasya’nın Suluova ilçesinde toprağa verildi.
Şemdinli’nin dağlık arazi kesiminde arama tarama faaliyeti yürüttükleri sırada terör örgütü PKK üyelerince ateş açılması sonucu şehit olan Uzman Çavuş Erkan Ayas için ailesinin yaşadığı Suluova ilçesinde tören yapıldı.
Şehit uzman çavuşun Suluova Devlet Hastanesi morgundan alınan cenazesi, Şeker Mahallesindeki baba evine getirildi. Burada toplanan kalabalık terör örgütü aleyhine slogan attı. Daha sonra cenaze, Türk bayrağı taşıyan kortej eşliğinde Hacı Mustafa Cami’ne getirildi.
Buradaki törende şehidin eşi Özlem, ”Eşime söz verdim ağlamayacağım” diyerek bir süre tabutu tuttu. Şehidinin annesi Rahime ve babası Enver’i yakınları teskin etmeye çalışırken, 4 yaşındaki kızı Benan’ı ise bir yakını taşıdı.

Daha sonra İl Müftüsü Ali Maraşlıgil’in kıldırdığı namazın ardından cenaze Atatürk Bulvarı’nı takiben İlçe Mezarlığındaki şehitliğe defnedildi.
Törene, şehitin yakınları, Vali Halil İbrahim Taşöz, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Mustafa Canatan, Amasya Belediye Başkanı Cafer Özdemir, Merzifon 5. Ana Jet Üs Komutanı Tuğgeneral Atilla Öztürk ile askeri ve sivil yetkililer katıldı .
Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde terör örgütü PKK üyelerince açılan ateş sonucu Uzman Çavuş Erkan Ayas ile er Selman Özay şehit olmuş, 2 asker de yaralanmıştı
30 Nisan 2010

Karabulut’un avukatı Cem Garipoğlu’nun, annesinin ve amcası Hayyam Garipoğlu’nun tutuklanması talep edildi.
Bahçeşehir’de öldürüldükten sonra cesedi Etiler’deki bir çöp konteynerine atılan Münevver Karabulut’un ailesinin avukatı Rezan Epözdemir, mahkemeye verdiği dilekçede, Cem Garipoğlu’nun amcası Hayyam Garipoğlu ile annesi Tülay Makbule Garipoğlu’nun tutuklanmasını istedi.
Avukat Epözdemir tarafından davanın görüldüğü Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ne verilen dilekçede, ”maddi vaka, süreç aynı olmasına rağmen, sanıklar Ahmet Batur, Mehmet Karakayalı ve Habib Kurt’un tutuklanmasına karar verilirken, Hayyam Garipoğlu’nun halen tutuksuz yargılanmasının manidar bulunduğu ve mantıklı bir gerekçeye sığdırılamadığı” belirtildi.
Tutuklama tedbirinin en temel amacının, delillerin yok edilmesi, gizlenmesi veya değiştirilmesinin engellenmesi olduğu ifade edilen dilekçede, ”Şoför Ahmet Batur mu delilleri yok etmeye, gizlemeye ve değiştirmeye daha ehildir, yoksa sosyal ilişkileri, ekonomik durumu, kurumlar üzerindeki etkinliği ile patronu Hayyam Garipoğlu mu delilleri yok etmeye, gizlemeye ve değiştirmeye daha ehildir?
Gerek dosya içeriği, gerekse sanık Ahmet Batur’un geçen celse mahkemede dermeyan etmiş olduğu, Hayyam Garipoğlu tarafından ifadesinin değiştirilmesi için kendisine baskı yapıldığına dair beyanları ve 197 günlük süreç ile hala vahşice ve hunharca işlenen bu cinayetin esasının ve detaylarının tespit edilememiş olması karşısında, sanık Hayyam Garipoğlu bakımından Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100. maddesinde belirtilen tutuklama sebeplerinin oluştuğu açıktır. Bu nedenle iş bu sanığın öncelikle tutuklanmasını talep ediyoruz” denildi.
Dilekçede, tutuklu sanık Cem Garipoğlu’nun annesi Tülay Makbule Garipoğlu’nun da ”cinayetten hemen sonra saat 19.00′da cinayet mahalline giderek tüm suç delillerini gizleyen, değiştiren, yerdeki kanları temizleyen, bıçakları saklayan ve sürece son derece etkin bir şekilde müdahalesi olan bir kişi olduğu” öne sürülerek, anne Garipoğlu hakkında da tutuklama kararı verilmesi istendi.
Olayın geçtiği mekana, oluş şekline ilişkin çok fazla çelişki ve karanlık nokta bulunduğu dile getirilen dilekçede, olayın oluş şeklinin mahkemece tam olarak anlaşılabilmesi için olay mahallinde keşif yapılmasına karar verilmesi talep edildi.
Dilekçede, sanık Mehmet Nida Garipoğlu’nun genotipleri ile maktulenin kanının bulunduğu 2 gömlek ile içlik üzerinde, dokunma, değme, fışkırma veya bulaşma olup olmadığının tespitinin keşfe benzer bir uygulama ile gerekirse Adli Tıp Kurumu’ndan teknik ve uzman bilirkişiler de davet edilerek, taraf vekillerinin de katılımıyla mahkeme huzurunda yapılması istendi.